Bafra CHP'de Delege Seçimleri 19 Şubatta sona erecek
Bafra'da Sivil Toplum Platformu tanıtıldı
Bafra`da Adliye ve Cezaevinden Kan Bağışı
ŞAHİN AİLESİNİN ACI GÜNÜ
Bu haber 21 Temmuz 2010, Çarşamba 16:31 tarihinde eklendi. 1436 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

12 Eylül darbesi sonrası cezaevinde öldürülen Hüseyin Kurumahmutoğlu nun ağabeyi

Referandum'dan 'Evet' oyu çıkarsa hakkımızı hukuki yollardan arayacağızsoracağız
12 Eylül darbesi sonrası cezaevinde öldürülen Hüseyin Kurumahmutoğlu nun ağabeyi  Referandum'dan 'Evet' oyu çıkarsa hakkımızı hukuki yollardan arayacağızsoracağız


Bafra'da yaşayan Kurumahmutoğlu ailesinin ferdi olan ve 12 Eylül darbesi sonrası 17 yaşındayken cezaevine girip dipçik darbesiyle öldürülen Hüseyin Kurumahmutoğlu, yakınları 12 Eylül'de halk oyuna sunulacak olan Anayasa Değişikliği paketini sabırsızlıkla bekliyor. Bugün bir açıklama yapan ağabeyi 65 yaşındaki Ali Kurumahmutoğlu, "Eğer referandumdan 'evet' oyu çıkarsa haklarımızı hukuki yollardan arayacağız" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dün meclis rup toplantısında yaptığı ve gözyaşına boğulduğu konuşmasında 12 Eylül 1980 darbesinde idam edilen gençlerin ailelerine yazdığı mektupları okuması ailelerine duygulu anlar yaşattı. Darbe sonrası Mamak Cezaevi'ne konulan ve 14 Temmuz 1987 tarihinde cezaevinde sabah namazı kıldığı esnada boynuna aldığı dipçik darbesiyle hayatını kaybeden ve inşaat mühendisi olmak isteyen 17 yaşındaki Hüseyin Kurumahmutoğlu'nun Samsun'un Bafra İlçesi'ndeki yakınları Başbakan'ın yaptığı konuşmanın ardından bir açıklama yaptı. Avukatı Hakime Işıklı ile aile adına açıklama yapan 9 çocuk babası ağabeyi Ali Kurumahmutoğlu, "12 Eylül darbesi sonrasında yapılan uygulamaların gayri insani olan bölümlerini, anayasanın geçici 15. maddesiyle 12 Eylül hareketini yapanların ve bürokratlarının yargılanamayacağı ek maddesinin yeni yapılmış anayasa değişikliği kaldırılmasının yolu açılmıştır. TBMM'den de halk oyuna sunulmak üzere geçmiş olan 15. maddenin kaldırılması ve 12 Eylül icraatlarının da yangılanabilir noktada mlilletin önüne verilebilmesi için yapmış olduğu çalışmalar sonunda Başbakan Erdoğan kardeşim Hüseyin'den de bahsetti. 14 Temmuz 1987'de Mamak cezaevinde sırtından ensesine vurulan bir dipçikle boyun kemiklerinin hasar gördüğü ve hasarın tedavisi sırasında ölmesini bize hatırlattı" dedi.

Önümüzdeki 12 Eylül'de yapılacak olan referandumdan 'Evet' oyu çıkması halinde bu yapılan zulmün, haksızlığın muhakeme edilebileceğini söyleyen Ali Kurumahmutoğlu, bu nedenle Başbakan Erdoğan'a hısım ve akrabalarıyla bin 500 haneyi bulan Kurumahmutoğlu ailesi adına şükranlarını sunduğunu dile getirdi. Kardeşi Hüseyin Kurumahmutoğlu'nun 12 Eylül'ün girdabında henüz 17 yaşında liseyi yeni bitirmişken hakkında hiçbir hüküm yokken tahkibata uğradığı arandığı bilgisini alır almaz kendiliğinden memleketleri Trabzon'un Of ilçesinde cumhuriyet savcılığına teslim olduğunu anlatan Ali Kurumahmutoğlu, "12 Eylül'ün devamında önce Samsun'da 90 gün sorgulandı. Orada gördüğü işkenceler sonucunda Mamak cezaevine gönderildi. 12 Eylül bizlerin kalbinde derin bir yaradır. Bunun izlerini silinmesi noktasında bugün başlatılan bu hareketi de destekliyoruz. Kardeşim hiçbir suretle birinci el suçlanama ile suçlanmamıştır. Topluca alınan ülkücü gençler içerisinde kendisine atfedilen suçları polis zoruyla kabul etmiş savcılık ve mahmeteme bu iddiaları redetmiştir. Sadece kendisinin değil arkadaşları ile birlikte Kızılırmak'a ayakları ile asılarak akla hayale gelmeyen işkencelerle kendilerine zorla kabul ettirilmiş suçları kabul etmek zorunda bırakılmıştır" diye konuştu. 
O dönemleri tekrar yaşayarak anlatan Ali Kurumahmutoğlu, kardeşinin ölümünün ardından davanın tekrar örülmesi ve kardeşini öldürenlerin yargılanması için Milli Güvenlik Konseyine, Cumhurbaşkanı Kenan Evrene, Başbakana ve kuvvet komutanlarına müracaat ettiklerini söyleyerek şöyle devam etti :

"Fakat ondan da sonuç çıkmadı. Çünkü ilk doktor raporunda ölüm nedeni dolaşım yetmezliğiydi. Tekrar mezarının açılmasından sonra verem hastalığı olarak adli tıptan raporu geldi. Böylece dosya kapandı. Bu dosyanın yeniden açılabilmesi için referandumdan halkımız evet oyu verirse bu davanın takipçisi olacağız. Başbakanın bu çıkışını çok önemli sayıyoruz. Meclisinde yaptığı ve hepimizi gözyaşına boğalan açıklamalarını samimi ve içten bulduğumu ifade etmek istiyorum. Başbakan dün meclis konuşmasından sonra bizi aradı. Taziyetlerini tekrar bildirdi. Bu konuşmaların herhargi bir siyasi amacı olmadığını sadece Türkiye'de karartılmış ve karanlıkta kalmış olayları ve böyle olayların bir daha yaşanmasması için bu işin takipçisi olacaklarını belirtti. Biz eğer 12 Eylül'de referandumla bu konu millet tarafından benimsenirse ve hukuk yolu açılır ise Avukatımız Hakime Işıklı ile bu işin hukuki boyutuyla takipçisi olacağız. Bu davaların açığa çıkmasını devletin bu meselelere sahip çıkmasını bekliyoruz. Biz bu vatan için herşeyimizi ortaya koyan insanlarız. Biz elimizden kimseye zarar gelmemiştir. Ne 12 Eylül öncesinde, ne sonrasında, ne bugün ne de yarın. Ama onurlu bir aileyiz. Haklarımızı koramasını biliriz. Bu konudada titiziz. Yapmamız gereken her neyse evet oyu çıktığı takdirde hakkımızı araymaya devam edeceiz. Samimi ve içten söylüyorum. Yapılacak refenduma aile olarak evet diyeceğiz. Milletçe evet oyu çıkarsa haklarımızı sonuna kadar arayacağız."

Yazdır Paylaş
ETİKETLER :
Diğer Haberler

BAFRA'MIZIN EN BÜYÜK SORUNU NEDİR
SU
YOL
OTO PARK
İŞSİZLİK
KALDIRIM İŞGALİ
ÇEVRE DÜZENLEMESİ
GaziSOFT Php Profesyonel Haber Yazılımı