Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, referandum mitingi için geldiği Samsun'da büyük ilgi gördü. Canik Kültür Merkezi'ni hizmete açan, daha sonra bu merkezde Üreten Samsun'un yıldızlarına ödül veren Başbakan Erdoğan, Samsun'da gördüğü ilgiden dolayı büyük moral depoladı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün ile birlikte Başbakanlık Ana uçağıyla saat 14.35 sıralarında Samsun-Çarşamba Havaalanı'na indi. Havaalanında Samsun protokolü tarafından karşılanan Başbakan Erdoğan, havaalanı çıkışında vatandaşların sevgi gösterisiyle karşılaştı. Vatandaşları selamlayan Erdoğan, Başbakanlık Otobüsü'ne bindi. Başbakan'ın gelişi öncesi havaalanında geniş güvenlik önlemi alındı. 'Timsah' adlı bomba dedektör köpeği ile Başbakan'ın bineceği araç ve geçeceği noktalar arandı. Başbakan'ın bindiği otobüs üzerinde özel harekat polisleri görev aldı. Başbakan Erdoğan, geniş güvenlik önlemleri altında otobüsle şehir merkezine geldi. Başbakan Erdoğan Canik Kültür Merkezi'nin açılışı ve Samsun Ticaret ve Sanayi Odası'nın "Üreten Samsun'un Yıldızları Ödül Törenilerine katıldıktan sonra, Cumhuriyet Meydanı'ndaki mitingi katıldı.
Başbakan Recep Tayip Erdoğan, CHP ve MHP'inin Kandil'in ipine sarıldığını belirterek, "Kandil'de terörist başı konuşuyor, CHP Genel Başkanı, MHP Genel Başkanı, BDP, Kandil'in tellallığını yapıyorlar, borozanlağını yapıyorlar" dedi. Samsun Cumhuriyet Meydanı'nda yapılan mitingde halka hitap eden Başbakan Erdoğan, muhalefete sert tepki gösterdi. "Son günlerde CHP ve MHP Kandil'in ipine sarıldılar" diyen Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Düşünebiliyor musunuz? CHP Genel Başkanı'nın haline bak. İki aydır bozuk plak gibi gittiği her yerde aynı şeyleri tekrarlayıp duruyor. Siyaset üret siyaset. Şu Anayasa'nın değişiklik paketinin içine bir gir. Orayı konuşalım. Ekonomi, dış politika; değerli kardeşlerim bunları gel konuş ama öyle bir derdi yok. Niye? İşlerine gelmiyor da onun için. Eline bir cımbız almış. Bizim açıklamalarımızdan, bizim konuşmalarımızdan kelimeler seçiyor, onlar üzerinden gününü gün ediyor. Her gün aynaya bakıyor. Orada gördüklerini millete anlatıyor. Orhan Veli, o meşhur şiirini tam da CHP Genel Başkanı için yazmış: 'Bir elinde cımbız-Bir elinde ayna-Umurunda mı dünya?' Kandil'de terörist başı konuşuyor, CHP Genel Başkanı, MHP Genel Başkanı, BDP, Kandil'in tellallığını yapıyorlar. Başbakan'a inanmıyorlar, Başbakanlığın açıklamalarına inanmıyorlar, AK Parti'nin açıklamalarına inanmıyorlar, Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) açıklamalarına inanmıyorlar. Ama Kandil'den gelen hezeyanlara sımsıkı sarılıyorlar. Dün terör örgütü Hakkari'de Şirnak'tan, Tunceli'den işte burada Samsun'dan askerimize, polisimize vuruyor, CHP ve MHP de Ankara'dan hükümetimize saldırıyor. Bugün taktik değişti. Bugün artık terör örgütü konuşuyor, CHP ile MHP onun tellallığını yapıyor, borozanlığını yapıyor. Kendilerine siyaset üretemez hale geldiler. Kandil'den medet umuyorlar. Aynı safta buluştular. Hayır safında buluştular. Şimdi yanlarına Kandil'i aldılar. Kandil'deki terör örgütünü aldılar. Güya benim milletimin zihnini bulandıracaklar. Buradan bir kez daha açıklıyorum. Ne AK Parti ne AK Parti iktidarı hiçbir illegal örgütle, hiçbir terör örgütüyle görüşmez, masaya oturmaz ve müzakere yapmaz bunu böyle biliniz."
KILIÇDAROĞLU'NU DÜRÜST OLMAMAKLA SUÇLADI
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, MHP, CHP ve BDP liderlerini eleştirerek, 12 Eylül 2010 tarihinin iade-i itibarların yapılacağı gün olduğunu söyledi. Başörtüsü sorunu konusunda Başbakan Erdoğan, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu dürüst olmamakla suçladı.
Cumhuriyet Meydanı'nı halka hitap eden Başbakan Erdoğan'a Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir. AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç, AK Parti Milletvekilleri Cemal Yılmaz Demir, Fatih Öztürk, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz ve partili yöneticiler eşlik etti. Yoğun tezahüratlar arasında konuşmasına başlayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, attıkları her adımda sizi milleti düşündüklerini, hiçbir adımı millete rağmen atmadıklarını, yurt içinde ve yurt dışında milletin onaylamadığı hiçbir girişimde bulunmadıklarını söyledi. "Yetkiyi sizden aldık, hesabı da size veririz" Erdoğan, "Biz hesabı bir kısım medyaya verenlerden değiliz. Biz hesabını tuzu kuru kaymak tabakalara verenlerden değiliz. Millet yerine seçkinlere verenlerden değiliz. Bizim bir Allah'a bir de millete hesabımız var. 12 Eylül darbe anayasasını, milletin anayasanı oylayacağız. Birileri darbe anayasasından, bu topluluk milletin anayasasından yana. Milletin anayasasına 'evet' mi; mesele bu. Darbeye karşı çıkanlar bugün darbecilerle el ele kol kola. Biz bu yola milletimizle çıktık. 12 bin kilometre yol yaptık, kimin için yaptık, 73 milyon için. Samsun'u Sarp'a, Ankara'ya İstanbul'a duble yollarla bağladık. Şimdi Sinop'u bağlıyoruz. Ülke için yaptık 4 bin 535 bin konut yapıyoruz. 150 bin derslik yaptık, kimin için? Soruyorum Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Bahçeli, yuhlamayın. Bunlara en güzel cevabı yuh değil 'evet' sandıkta bekliyor. Siz bu Karadeniz sahilyolunu hiç gezmediniz mi? Giresun'a, Ordu'ya, Trabzon'a giderken de mi geçmedin? Sormadınız mı acaba bu yolları kim yaptı? Yüzde 35'ini bizden öncekiler yaptı, yüzde 65'ini biz 5 yılda yaptık. Bizim farkımız bu" diye konuştu. 12 Eylül'de halkın takdirine sunulacak anayasa değişikliğinin AK Parti anayasası olmadığına dikkat çeken Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu anayasa bir Tayyip Erdoğan anayasası değildir. 73 milyon vatandaşın geleceğini ilgilendiren değişiklik, Türkiye'nin aydınlık geleceğine açılan kapıdır. Çocuklarımıza daha yaşayabilir Türkiye bırakmak için, güçlü itibarlı Türkiye'nin ayak sesleri için 'evet'. Zindana düşen gençler gün sayıyor, işkenceler görüyor, insanlık dışı muamelelere maruz kalıyor. O gençlerden bir tanesi de Bafralı Hüseyin Kurumahmutoğlu. Nice fidanlar 12 Eylül karanlığında sağdan soldan gitti. Nice sokak çatışmalar, kışkırtmalar yaşandı, idam sehpalarında gençler hayata veda etti. 12 Eylül, 2010 iade-i itibarların yapılacağı gündür. 12 Eylül; darbesiyle darbecileri, darbe zihniyetiyle yüzleşme günüdür. Vicdanları rahatlamak için bahanelerle yürütülüyor. MHP genel başkanı üst yöneticileri sağlam gerekçesi olmadan bir yerlerden talimat almış gibi inatla hayır diyor. Vicdanını sesini dinleyen ülkücülere zavallı demekten çekinilmiyor. Hiçbir araya gelmeyen CHP, MHP, BDP bir araya geldi. Yanlarına takipçi kim, TKP, İşçi Partisi, malum medya. Buldular birbirlerini en güzel dersi 12 Eylül'e kardeşlerimiz verecek."
Başörtüsü sorununa değinen Başbakan Erdoğan, "Genç başörtülü kızlarımızın eğitim özgürlüğü elinden alındı. Bunu sorunu gidermek için parlamentodan yasa geçirdik. Çok enteresan bunu Anayasa Mahkemesi'ne kim götürdü; CHP. Kılıçdaroğlu, ne dedi; 'başörtü meselesini hallederim' diyor. Dürüst ol, ayıptır. Yapamayacağın bir işi niçin halkıma meydanlarda bu şekilde anlatıyorsun, dürüst ol. Anayasa Mahkemesi gönderilen bu imzaların içerisinde senin imzan yok mu, var. Sen bu noktada yakalandın. Seni biz biliyoruz. MHP'li kardeşlerimizde bu oyuna gelmesin. Oyuna gelip de CHP'nin arkasına vagon olmayın" dedi. Başbakan Erdoğan, ülkeye yapılan yatırımlarla ilgili bilgi verirken, Kılıçdaroğlu'ndan bu yatırımları gezmesini, incelemesini istedi.
Miting sonunda Eski MHP Samsun Milletvekili Ahmet AYDIN, MHP Çetinkaya Belde Belediye Başkanı Hadi SEZER ve Hüseyin KURUMAHMUTOĞLU’nun Ağabeyi Ali KURUMAHMUTOĞLU anons edilerek Başbakan Recep Tayip ERDOĞAN tarafından el ele tutuşarak Referanduma EVET dediler.








