1960-1961 öğretim yılında Fevzi Paşa İlköğretim Okulu’na kaydolarak öğrenimlerine ilk adımı atan dünün küçük öğrenci adayları yarım asır sonra bugün yeniden bir araya gelebilmenin mutluluğunu yaşadılar.
Fevzipaşa İlköğretim Okulu yönetici kadroları ve öğretmenlerinin düzenlendiği, Eski Çevre ve Orman Bakanı Osman PEPE’nin fikir babası olduğu buluşma gününde açılış konuşmasını yapan okul öğretmeni:
Hani adını utandığımızdan yazamadığımız ama
Sırılsıklam aşık olduğumuzun belgeseli
Hatıra defterleri..gibi
Unuttuğumuz sevdaların izlerini bulmak
Belki de yarım kalan çocukluğumuzu gençliğimizi
İsyanlarımızı hatırlamak
Hani belki de içimizdeki çocuğu yaşatmak
Unuttuğumuz her şey için...
Geriye özlemle dönüp bakmak hatırlamak için
Hani nostalji için...nostalji… dizeleriyle sözlerine başlayan okul öğretmeni
Sayın bakanım, kıymetli misafirler, 1960-1961 öğretim yılında okulumuza kaydolan minik öğrenciler 50 yıl sonra bugün belki de ilk defa birarada bulunmanın sevinci ve heyecanı içindeler. Anıları tazeleyip geçmişi yad edecekler. Bizler Fevzipaşa İlköğretim Okulu ailesi olarak hepimiz hepinize hoş geldiniz, diyerek misafirleri selamladı.
İlçe Milli Eğitim Müdürü : Fevzipaşa İlköğretim Okulu mezunlarından Mehmet Salih Köse duygu ve düşüncelerini şöyle dile getirdi:
Sayın Bakanım, Belediye Başkanım, değerli konuklar 50 yıl önce bu okulda öğrenci olan sevgili öğrenciler okulunuza hoş geldiniz. Bu güzel günün oluşmasında fikir babası olan bu okul mezunu değerli bakanımız Osman Pepe Beyefendi’ye de huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Fevzipaşa bir okul değildir. Bir anıttır. Akçaabat kültüründe, Akçaabat’ın gelişiminde büyük bir etkendir. Bu nedenle burada yetişen büyük insanlar ülkenin değişik yerlerinde ülkemize güzellikler katmışlardır. Onun için burasının okul olarak görülmemesi gerekir.Bir kültür abidesi, bir sanat abidesi olarak görmekteyiz. 50 yıl önce bu sokaklarda dolaşan sizler bu sokakların anılarını bugün tazeliyorsunuz, bugün yaşıyorsunuz Nice 50 yıllara diyor, daha güzel daha sağlıklı mutlu günlerde buluşmayı diliyorum. Bu abideyi yaşatmakta korumakta sizlerin ve bizlerin ana görevidir. Ben şuna inanıyorum. Akçaabat denilince akla Orta Mahalle gelir.Orta demek merkez demektir.Bu bir ölçüdür.Şehirleri şehir yapan mimaridir.O mimariyi yaşatan insanlardır.Onların gelişimidir.O nedenle 50 yıl öncesini özlüyoruz.Bu sevgi bağının devam etmesi için en büyük görev belde belediye başkanlarına düşer inancındayım.Bize bu nostaljileri yaşatan sayın bakanımıza teşekkür ediyorum.
Eski Çevre ve Orman Bakanı Osman PEPE : “Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Geçen zamanın bize kazandırdığı en güzel meziyet geçmişi unutmamak. Arkadaşlarımın geldiği yeri unutmamak. İnsan fani bir varlık. Hayat bir yerde başlıyor, bir yerde bitiyor .Ama bu hayata güzellik katmak insanın elinde.İnsan çevresiyle arkadaşlarıyla kadim dostlarıyla paylaştıkça hayatı güzel yapmak mümkün oluyor.Dostu olmayan, arkadaşları olmayan kupkuru bir insan düşünün.Dağın başında yalnız ağaçlar vardır. Kupkuru bodurdur. Bunlar stresli ağaçlardır. İnsan düşünün.Bir derdini açacak selam verecek, selam alacak, halini hatırını soracak bir dostu yok.Gerçi günümüzde sanayi toplumunun en dramatik tarafı dostlar azaldı.Her şey menfaat üzerine kuruldu. Hiç kimse kirasız kilim ucu da tutmuyor. Bu söz bizim insanın sözü. Dünyada dolaşmadığım yer kalmadı. Ama dünyanın neresine gidersem gideyim Akçaabat bir başka. Geçmişte o kadar hatalar yaptık ki dişlerimizle tırnaklarımızla geçmişin tarihin güzelliklerini yok etmek için elbirliğiyle gayret gösterdik. Köşede bucakta birkaç bina birkaç iz var.Bu izleri koruyalım. Değerli arkadaşlarım, bu coğrafyada dikili bir ağaç bırakabilirsek ne mutlu bize. En büyük eserimiz çocuklarımızdır. Onlara vatan sevgisini, bayrak sevgisini, millet sevgisini büyüğü-küçüğü, geçmişini, yaşadığı coğrafya sevgisini bırakabilirsek ne mutlu bize. Ben projeyi hayata geçirmek için Mehmet Salih Bey’e , okul müdürüne açtığımda çok duygulandı.ve bu iş için çok destek verdi.Halil İbrahim LERMİ arkadaşımız bu işin organizatörlüğünü üstlendi.Kendisine teşekkür ediyorum.Türkiye’nin her yerindeki arkadaşlara ulaşıldı.İstanbul’dan ,Samsun’dan, Muğla’dan gelen herkese teşekkür ediyorum.50 sene sonra değil ama her 5 senede bunu oluşturalım.Çünkü 50 sene gidecek zamanımız kalmadı arkadaşlar.” dedi.
85 yaşındaki hizmetli personel Ziya BABÜR: Sizlere o zaman süt tozu, ekmek yapıp balık yağıyla sizleri beslerdik. Uzaktan gelenlere daha fazla verirdik.Sizin samimiyetiniz okul değil aile yuvasıydı. Diyerek o günleri yad etti.
Akçaabat Belediye Başkanı Şefik TÜRKMEN: “Fevzipaşa İ.Ö.O’nun 50 yıllık öğrencileri, samimi olarak söylüyorum ben bu okulun öğrencisi değilim ama bu gün bu tabloyu görünce bu okulun öğrencisi olmayı çok isterdim. Son derece duygulandım. Burada çok büyük hatalarımız vardır. Ben tarihi mekanlarımıza belediye başkanlığım döneminde titizlikle sahip çıkmaya çalışıyorum. Restorasyon çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sizlerin davetiyle burada bulundum. Bundan da son derece mutlu oldum. Sizlere sağlıklı ,uzun ömürler dilerim.”dedi.
Halil İbrahim LERMİ: “Hepinize çok teşekkür ederim. Bana büyük bir mutluluk verdiniz.20 gündür uğraşıyorum. Gelemeyen arkadaşların hepinize selamları var.38 kişiden 25’i burada. Bu okula rahmetlik annemle 50 yıl önce bu kapıdan içeri adım attık.14 Eylü1960 Okulun İlk gününde abc’yi öğreten Salih ZEKİ.
Büyüklerimiz maç yapıyorlardı. Birisi bana çarptı. Kafam duvar vurdu. Hastaneye gittim.Okula mumyalanmış gibi döndüm.İlk defa okulda bizi öğretmenimiz postaneye götürdü. Kollu telefonu orada gördüm. Bakanım Osman PEPE’nin organizasyonuyla bu anı sizlerin katılımıyla yaşama fırsatı verdikleri için emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” dedi.
Konuşmalardan sonra Türk Sanat Müziği konseri verildi. Yöresel yemeklerden oluşan açık büfeden yemekler yendi. Okul zili çalındı.50 yıl önceki gibi okul sıralarına oturarak öğretmenler ve derslerdeki anılar anlatıldı. Çocuklar gibi şakalaştılar. Gelecek senelerde buluşmak üzere kucaklaşarak sevinç gözyaşları içinde sınıf arkadaşlarının adres ve telefonlarını alarak, vedalaştılar.



























