Reklamı Geç
Advert

TARİKAT OKULLARI

Prof. Dr. Hikmet Sami TÜRK Tarikat okulları ve yurtları olarak ülkemizi çağın gerisinde bırakacak, gençlerimizin demokratik, lâik Cumhuriyet ilkelerinden uzaklaşmalarına yol açacak Anayasa dışı ve yasalara aykırı oluşum ve yapılanmalara en kısa zamanda son vermek gerekir. Konu, ülkemizin geleceği kadar güvenliği bakımından da büyük önem taşımaktadır.

TARİKAT OKULLARI
TARİKAT OKULLARI Admin
  1. Eğitimde Tarikat Yapılanması

Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esergül Balcı ve ekibinin 2017 yılında yaptığı bir saha araştırmasının sonuçları, bir süre önce  “Eğitimde Tarikat ve Medrese Gerçeği: Bir Milyon Öğrenci Tarikatların Elinde” başlıklı bir raporla kamuoyuna açıklandı. Rapordan basına yansıyan tespitler şöyle özetlenebilir(1):

Prof. Dr. Esergül Balcı ve ekibinin araştırmasına göre; Türkiye’de başlıca 30 tarikat silsilesi ve bunların 400 kolu var. Sadece İstanbul’da 445 tekke, faaliyetlerini açıkça sürdürüyor. İstanbul ve Güneydoğu illerimizde 800’ün üzerinde medrese faal durumda. Büyük şehirlerde kaç apartman dairesinin medrese olarak kullanıldığı bilin-miyor. Tarikat okullarındaki öğrenci sayısı 210.000 dolayında. 4.000’in üzerindeki özel öğrenci yurdundan 2.480’i  tarikatlara ait; bu yurtlarda kalan öğrenci sayısı 225.000. Yurtlar, yaz aylarında Kur’an kurslarına dönüşüyor. “Seyda” denilen eğitmenlerin çoğunluğu, İran’da Kum, İrak’ta Akre ve Erbil gibi tarikat merkezlerinde yetiştiriliyor. Resmî kayıtlar dışında kalanlarla birlikte okul, yurt, ev, tekke  ve  medre-seler de bir milyon çocuk tarikatların elinde. Tarikat okullarının sayısı,  ilk ve orta öğretimde  4+4+4 uygulamasının başladığı 2012 yılından bu yana Devletin giderek eğitim alanından çekilmesine, bu kapsamda Devlete ait 4.022 ilkokulun kapanmasına paralel olarak artıyor. 

  1. Anayasa ve Yasalara Göre Millî Eğitimin Temel İlkeleri

Bu saptamalar, Türk Milletinin geleceği demek olan çocuklarımızın eğitiminin Anayasa ve yasalara aykırı olarak tarikatların eline geçmeğe başladığını gösteriyor. Anayasa’mıza göre; “Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılâpları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.” (m. 42/III).

Anayasa’nın 174/1. maddesi gereğince bir devrim kanunu olarak bugün de yürürlükte bulunan 3.3.1924 tarih ve 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu (Öğretimlerin Birleştirilmesi Kanunu/Öğretim Birliği Kanunu) gereğince –günümüz Türkçe’siyle– “Türkiye içindeki bütün bilim ve eğitim kurumları Eğitim Bakanlığına bağlıdır.” (m. 1).

Yine Anayasa’nın 174/3. maddesi gereğince bir devrim kanunu olarak bugün de yürürlükte bulunan 30.11.1925 tarih ve 677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Birtakım Unvanların Men ve İlgasına  Dair Kanun (Tekke ve Küçük Tekkelerle Türbelerin Kapatılmasına ve Türbe Bekçilikleri ile Birtakım Unvanların Yasaklanması ve Kaldırılmasına Dair Kanun) gereğince –günümüz Türkçe’siyle– “Türkiye Cumhuriyeti içinde … bütün tekke ve küçük tekkeler, sahiplerinin diğer şekilde mülkiyet ve tasarruf hakları saklı kalmak üzere tümüyle kapatılmıştır. Bunlardan usulüne uygun olarak fiilen cami veya mescit olarak kullanılanlar olduğu gibi bırakılır.” (m. 1/I).

5.1.1961 tarih ve 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu’na göre; “İlköğretim, ilköğrenim kurumlarında verilir; öğrenim çağında bulunan kız ve erkek çocuklar için mecburî, Devlet okullarında parasızdır.” (m. 2).

14.6.1973 tarih ve 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu, Türk millî eğitiminin genel amaçlarını en başta şu ibarelerle belirtmiştir:  “Türk Milletinin bütün fertlerini,

1. Atatürk inkılâp ve ilkelerine ve Anayasa’da ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin millî, ahlâkî, insanî, manevî ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan; insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış hâline getiren yurttaşlar olarak yetiştirmek; …”

Bu konularda  görevli ve yetkili Bakanlık, 25.8.2011 tarih ve 652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname uyarınca “Anayasa, 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu ile kalkınma plân ve programları doğrultusunda millî eğitim hizmetlerini yürütmek üzere” kurulmuş olan Millî Eğitim Bakanlığı’dır (m. 1). Bakanlığın başta gelen görevi, “Okul öncesi, ilk ve ortaöğretim çağındaki öğrencileri bedenî, zihnî, ahlâkî, manevî, sosyal ve kültürel nitelikler yönünden geliştiren ve insan haklarına dayalı toplum yapısının ve küresel düzeyde rekabet gücüne sahip ekonomik sistemin gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatarak geleceğe hazırlayan eğitim ve öğretim programlarını tasarlamak, uygulamak, güncellemek, öğretmen ve öğrencilerin eğitim ve öğretim hizmetlerini bu çerçevede yürütmek ve denetlemek” şeklinde ifade edilmiştir (m. 2/1a).

  1. Ne Yapmalı ?

Prof. Dr. Esergül Balcı ve ekibinin yukarıda çok genel çizgilerle özetlenen tespitleri, her yönüyle Anayasa dışı ve yasalara aykırı  bir oluşum veya yapılanmanın varlığını gösteriyor. Öğretim birliği ile çelişen, kapatılan tekke ve zaviyelerin yeniden açılması ve medreseye dönüş anlamına gelen böyle bir durumun ortaya çıkması ve devam etmesi, görevli ve yetkili makamlar yönünden ağır bir  ihmalin ve tam bir aymazlığın sonucudur.

21 yıl önce 28 Şubat 1997 günü dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in başkanlığında toplanan Millî Güvenlik Kurulu’nun rejim  aleyhtarı irticaî faaliyetlere karşı Anayasa’nın 4. maddesi ile değişmezliği güvence altına alınan lâiklik ilkesinin korunması amacıyla alınmasını kararlaştırdığı önlemler arasında şu iki madde de vardı:

“2. Tarikatlarla bağlantılı özel yurt, vakıf ve okullar, Devletin yetkili organlarınca denetim altına alınarak Tevhidi Tedrisat Kanunu gereğince Millî Eğitim Bakanlığı’na devirleri sağlanmalıdır.

6. Mevcudiyetleri 677 sayılı Kanun’la men edilmiş tarikatların ve bu Kanun’da belirtilen tüm unsurların faaliyetlerine son verilmeli, toplumun demokratik, siyasî ve sosyal hukuk düzeninin zedelenmesi önlenmelidir.”(2)

Anayasa’mıza göre Millî Güvenlik Kurulu’nun kararları “tavsiye” niteliğinde olmakla birlikte; “Kurulun, Devletin varlığı ve bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği, toplumun huzur ve güvenliğinin korunması hususunda alınmasını zorunlu gördüğü tedbirlere ait kararlar Bakanlar Kurulunca değerlendirilir.” (m. 118/III).

Aradan 21 yıl geçtiği hâlde Millî Güvenlik Kurulu’nun yukarıdaki tespit ve tavsiyelerinin bugün de önemini koruduğu ya da yeniden önem kazandığı görülmektedir.

Olağanüstü hâl kapsamında alınan tedbirlere ilişkin 22.7.2016 tarih ve KHK/667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile “Millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı” belirlendiği gerekçesiyle 934 özel öğretim kurum ve kuruluşu, 109 kız ve  erkek öğrenci yurdu ile 15 vakıf yüksek öğretim kurumunun (vakıf üniversitesinin) kapatılması, üstelik kapatılan vakıfların malvarlıklarının “Vakıflar Genel Müdürlüğüne bedelsiz olarak devredilmiş” sayılması (m. 2/1b, ç, 2  + ekli II ve IV sayılı listeler)(3), Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca kararlaştırıldığı ve bu Kanun Hükmünde Kararname 18.10.2016 tarih ve 6749 sayılı Kanun’la 881 özel öğretim kurum ve kuruluşu, 108 kız ve  erkek öğrenci yurdu ile 15 vakıf yüksek öğretim kurumunun (vakıf üniversitesinin)  kapatılması şeklinde yasalaştırıldığı hâlde (m. 2/1b, ç, 2  + ekli II ve IV sayılı listeler)(4); tarikat okulları ve yurtları  hakkında sorunu tam olarak çözecek boyutta ve hukuka uygun işlem yapılmadığı anlaşılmaktadır. Muhalefet partileri de, aslında Millî Eğitim Bakanı hakkında Meclis soruşturmasına kadar gidebilecek böyle bir konu hakkında en azından bir Meclis araştırması ya da  bir gensoru önergesi  verme yoluna gitmemiştir.

Her durumda  yapılması gereken, ülkemizi çağın gerisinde bırakacak, gençleri-mizin demokratik, lâik Cumhuriyet ilkelerinden uzaklaşmalarına yol açacak bu Anayasa dışı ve yasalara aykırı oluşum ve yapılanmalara en kısa zamanda son vemektir. Konu, ülkemizin geleceği kadar güvenliği bakımından da büyük önem taşımaktadır.

________________________

  1. Bu konudaki haberlere örnek  olarak anlamlı bir başlıkla  bk. Gözlem, 3.3.2018, s. 9 “Millî eğitim, ‘tarikat eğitimi’ hâline mi geliyor?”.
  2. 28 Şubat 1997 tarihli “Rejim Aleyhtarı İrticaî Faaliyetlere Karşı Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Millî Güvenlik Kurulu Kararı” metni için bk. Tarhan Erdem, Anayasalar ve Belgeler 876-2012, İstanbul 2012 (Doğan Kitap), s. 380-382.
  3. 22.7.2016 tarih ve KHK/667 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında  Alınan Tedbirlere İlişkin   Kanun Hükmünde Kararname metni ve ekindeki II ve IV sayılı listeler için bk. T. C. Resmî Gazete, 23.7.2016, S. 29779, s. 1-7, 9-25, 26-28 (II sayılı liste), 64 (IV sayılı liste).
  4. 18.10.2016 tarih ve 6749 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında  Alınan Tedbirlere İlişkin   Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun metni ve ekindeki II ve IV sayılı listeler için bk. T. C. Resmî Gazete, 29.10.2016, S. 29872, s. 1-6, 8-45, 46-49 (II sayılı liste), 92 (IV sayılı liste).
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
KAYMAKAM ALİ FUAT TÜRKEL BAFRA’YA VEDA ETTİ
KAYMAKAM ALİ FUAT TÜRKEL BAFRA’YA VEDA ETTİ
Başkan Zihni Şahin, Bakan Mustafa Varank'ı ağırladı
Başkan Zihni Şahin, Bakan Mustafa Varank'ı ağırladı
Bursa Escort - Mersin Escort