Reklamı Geç
Advert

İDAM CEZASI VE CUMHURBAŞKANI’NIN TUTUMU

Eski Adalet Bakanı Prof. Dr. Türk: “Hiç kimse idam cezasını geri getiremez”

İDAM CEZASI VE CUMHURBAŞKANI’NIN TUTUMU
İDAM CEZASI VE CUMHURBAŞKANI’NIN TUTUMU Admin

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün  Kocaeli mitinginde Cumhur-başkanı adaylarından Selâhattin Demirtaş’tan kendisini suçlayıcı ifadelerle söz ederken meydandan “idam” sloganlarının yükselmesi üzerine söylediği “Parlâmento bunlarla ilgili kararı bana göndermiş olsaydı, ben bunu çoktan onaylardım” sözü ile ilgili olarak eski Adalet Bakanı ve DSP Parti Meclisi Üyesi Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, aşağıdaki açıklamayı yaptı:

“Ölüm cezası çağ dışı bir cezadır. O nedenle Avrupa Konseyi üyesi devletlerce Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ek iki protokolle iki aşamada kaldırılmıştır. 28.4.1983 günü Strasburg’da imzalanan 6 numaralı ilk Protokol’e göre ‘Ölüm cezası kaldırılmıştır. Hiç kimse bu cezaya çarptırılamaz ve idam edilemez.’ (m. 1). Ancak bu Protokol’de iki istisnaya yer verilmişti: ‘Bir devlet, yasalarında savaş ve yakın savaş tehlikesi zamanında işlenmiş olan fiiller için ölüm cezasını öngörebilir …” (m. 2). 3.5.2002 günü Vilnius’ta imzalanan 13 numaralı Protokol’le ölüm cezası hiçbir istisnaya yer vermeksizin tümüyle kaldırılmıştır: ‘Ölüm cezası kaldırılmıştır. Hiç kimse bu cezaya çarptırılamaz ve idam edilemez.’ (m. 1).

Türkiye, 1984’ten itibaren fiilen uygulamadığı ölüm cezasını hukukî plânda üç aşamada kaldırmıştır: 21. yasama döneminde DSP-MHP-ANAP Koalisyon Hükümeti zamanında Meclis’te temsil edilen 5 partinin işbirliğiyle 3.10.2001 tarih ve 4709 sayılı Kanun’la yapılan kapsamlı Anayasa değişiklikleri arasında 6. Protokol’deki iki istisnaya ‘terör suçları’ eklenmek suretiyle şu hüküm kabul edilmiştir: ‘Savaş, çok yakın savaş tehdidi ve terör suçları dışında ölüm cezası verilemez.’ (m. 38/IX). Aynı yasama döneminde  3.8.2002 tarih ve 4771 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’la ‘Savaş ve çok yakın savaş tehdidi hâllerinde işlenmiş suçlar için öngörülen idam cezaları hariç olmak üzere’ ve bazı istisnalarla ölüm cezası müebbet ağır hapis” cezasına dönüştürülmüş; böylece 6 numaralı Protokol’le paralellik sağlanmıştır (m. 1). Son olarak 22. yasama döneminde AKP iktidarı zamanında 7.5.2004 tarih ve 5170 sayılı Kanun’la yapılan Anayasa değişiklikleri arasında ölüm cezası, 13 numaralı Protokol’e paralel olarak tümüyle kaldırılmıştır. Anayasa’nın 38. maddesinde birbirini izleyen iki fıkrayı gereksiz yere birleştiren yeni hükme göre; ‘Ölüm cezası ve genel müsadere cezası verilemez.’ (f. IX). Bu değişiklikten sonra ölüm cezası ile ilgili hükümler, başta Türk Ceza Kanunu olmak üzere tüm yasalardan ayıklanmıştır.

Gerek Türkiye’nin uymak zorunda olduğu uluslararası sözleşme olarak ölüm cezasını kaldıran 13 numaralı Protokol, gerek Anayasa’mızın ölüm cezasını yasakla-yan hükmü karşısında artık hiç kimse hakkında idam cezası verilemez. Suç ve cezalarda kanunîlik, ceza hukukunun Anayasa ve Türk Ceza Kanunu’nda  belirtilen temel ilkesidir (AY m. 38/I, TCK m. 2/1). 13 numaralı Protokol ve Anayasa hükümleri karşısında yasa değişikliği yoluyla idam cezasını geri getirilemez. Böyle bir değişiklik ya da bu amaçla yapılacak bir Anayasa değişikliği, Anayasa’nın temel hak ve özgürlükler konusunda uluslararası antlaşma hükümlerine üstünlük veren 90. maddesinin son fıkrası nedeniyle uygulanamaz. Kaldı ki böyle bir değişiklik, Türkiye’yi çağdaş uluslararası toplumun dışına itecek ve  yalnız bırakacak bir girişim olur.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kocaeli konuşmasında halkı, hâlen hukuka aykırı bir şekilde tutuklu bulunan, henüz yargılanmamış, hakkında bir hüküm verilmemiş bulunan HDP İstanbul Milletvekili ve Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş hakkında ‘idam’ sloganları atılmasına yol açan suçlayıcı bir konuşma yapması, siyasî etikle bağdaşmayan bir davranıştır. Üstelik Demirtaş’ın tutukluluğu nedeniyle hakkında söylenenlere cevap verebilecek durumda bulunmadığı dikkate alınırsa; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçiminde rakibi olan bir insan hakkında verilecek idam cezasını onaylamaya ‘çoktan’ hazır olduğunu söylemesi düşündürücüdür. Erdoğan’ın ölüm cezasını kaldırmış, insan haklarına saygılı, demokratik  hukuk  devleti nitelikleriyle Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı olduğunu unutmaması gerekir.”

 

       

   

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
BASIN AÇIKLAMASI
BASIN AÇIKLAMASI
Canik’in Projeleri Yeşile Duyarlı
Canik’in Projeleri Yeşile Duyarlı
Bursa Escort - Mersin Escort