Reklamı Geç
Advert

CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMELERİ

“yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi” çıkarabilmesi, kural değil, istisnaî bir yetkidir;

CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMELERİ
CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMELERİ Admin

Prof. Dr. Hikmet Sami TÜRK

Anayasa’nın 6771 sayılı Kanun’la değişik 104. maddesine göre Cumhurbaşkanının  “yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi” çıkarabilmesi, kural değil, istisnaî bir yetkidir; dolayısıyla dar yorumlanması gerekir. Bu bağlamda yürütme yetkisi geniş yorumlanırsa; Cumhurbaşkanının düzenleyemeyeceği konu kalmaz. Yasama yetkisinin tek kişiye teslimi ve kuvvetler ayrılığının sonu anlamına gelen böyle bir genelleme kabul edilemez. Anayasa’nın açık ihlâli anlamına gelen bu durum, Türkiye’de 1876’da Kanun-i Esasî’ nin ilânından bu yana 142 yıldan beri demokratik hukuk devleti için verilen mücadelelerin de boşa gitmesi demektir. Padişah fermanı altındaki tuğra gibi tek kişinin imzasıyla yürürlüğe konacak bir Cumhurbaşkanlığı kararnameleri sistemini bu açıdan değerlendirmekte sayısız yarar var.

1. Giriş

21 Ocak 2017 günü TBMM tarafından, 16 Nisan 2017 günü halkoylamasıyla kabul edilmiş olan 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un getirdiği kapsamlı Anayasa değişiklikleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 9 Temmuz 2018 günü ant içerek ikinci dönem görevine başlamasından itibaren bütün hükümleriyle yürürlüğe girmiş bulunuyor (m. 18/a). Bunlar arasında başkanlık sisteminde bulunmayan, fakat bizde “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi” adıyla uygulamaya konulan Türk tipi ya da alaturka başkanlık sisteminin bütünleyici parçalarını oluşturan, ancak demokratik rejimlerin olmazsa olmaz koşulu niteliğindeki kuvvetler ayrılığı ile bağdaşmayan hükümler de var. Söz konusu hükümlerin başında Anayasa’nın 7. maddesindeki “Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.” hükmüne aykırı olarak, Cumhurbaşkanına yasama yetkisi verenler gelmektedir.

2. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi Çıkarma Yetkisi

Bu hükümleri getiren 6771 sayılı Kanun’la değişik Anayasa’nın 104. madde-sine göre; “Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir.” Fakat bu yetkinin bazı istisnaları var: “Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümde yer alan siyasî haklar ve ödevler, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenemez. Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Kanunda açıkça düzenlenen konularda  Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz.” Buna rağmen aynı konuda hem kanun, hem Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılması veya tersinin yapılması durumunda ne yapılacağı da aynı maddede gösteriliyor: “Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması hâlinde, kanun hükümleri uygulanır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin aynı konuda kanun çıkarması durumunda, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hâle gelir.” (m. 8 ile değişik AY m. 104/XVII).

6771 sayılı Kanun’la yapılan Anayasa değişiklikleri arasında ayrıca üst kademe yöneticilerinin atanmalarına ilişkin usul ve esaslar; bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görev ve yetkileri, teşkilât yapısı, merkez ve taşra teşkilâtları ile Devlet Denetleme Kurulu ve  Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği’nin Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenmesi de öngörülüyor (m. 104/IX, 106 sf, 108/IV, 118 sf).

3. Yeni Sisteme Geçiş Hazırlığı  ve Uygulama  

Anayasa’nın 6771 sayılı Kanun’la değişik 104. maddesinin ilk 15 günlük yürürlük süresi içinde oldukça hacimli Cumhurbaşkanlığı kararnameleri birbirini izledi. Çıkarılacak Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin Anayasa’nın 104. maddesinin XVII. fıkrasındaki “Kanunda açıkça düzenlenen konularda  Cumhurbaşkanlığı karar-namesi çıkarılamaz.” hükmüne takılmaması ve düzenleme alanının engelsiz hâle getirilmesi için parlâmenter rejime son veren Meclis çoğunluğu ve AKP Hükümetinin çabalarıyla gerekli Anayasal ve yasal zemin önceden hazırlanmıştı. Anayasa’da yapılan değişikliklere uyum sağlamak amacıyla 10.5.2018 tarih ve 7142 sayılı Kanun’la Bakanlar Kuruluna çeşitli kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapma yetkisi verilmiş(1); Bakanlar Kurulu da, 2.7.2018 tarih ve KHK/703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile bu yetkiyi kullanmış(2) ve  kendi varlığının son düzenlemelerinden birini gerçekleştirerek, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzen-lenmek istenen tüm bakanlık, kurum ve kuruluşlar hakkında daha önce TBMM tarafından kabul edilmiş kanunları veya Meclis’in verdiği yetkiyle çıkarılmış bulunan kanun hükmünde kararnameleri yürürlükten kaldırmış ya da adlarında ve/veya hükümlerinde değişiklik yapmıştır. Bu yöntemle uzun yılların birikimi  olan mevzuatın bir günde (9 Temmuz 2018) yürürlükten kaldırılarak ertesi gün (10 Temmuz 2018) ve sonrasında çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri için engelsiz zemin hazırlan-ması, hukukî istikrar ilkesiyle bağdaşmaz. Çünkü  bu, o mevzuata dayalı olarak çeşitli kurum ve kuruluşlarıyla günümüze dek gelen Devletin bir kanun hükmünde kararname ile yıkılması ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile yeniden kurulması demektir.

Üstelik –şimdiye kadarki yetki kanununa dayalı kanun hükmünde kararname sisteminden farklı olarak− Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin üye sayısı 6771 sayılı Kanun’la 600’e çıkarılan yasama organı TBMM’nin tümüyle devre dışı bırakılarak çıkarılması, onun varlık nedenini tartışılır duruma getirdiği gibi; −Meclis’in kabul ettiği yasalardan farklı olarak− kimler tarafından, nasıl hazırlandığı bilinmeyen, sadece Cumhurbaşkanının imzasıyla yayımlandıkları için öyle adlandırılan  Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin isabet ve uygunluğu da şüphe konusudur.

4. Yanlışları Düzeltici, Eksikleri Tamamlayıcı Değişiklikler

 Nitekim  10.7.2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ve Cumhurbaşkanlığı makamı, Cumhurbaşkanlığı İdarî İşler Başkanlığı, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve Cumhurbaşkanına vekâlet, Cumhurbaşkanlığı politika kurulları, Cumhurbaşkanlığına bağlı kuruluşlarla ilgili hükümler (m. 1-37) yanında sayıları 16’ya indirilen Bakanlıklar ve onlarla ilgili ortak hükümler (m. 38-523) ile sistematik bakımdan Cumhurbaşkanlığı politika kurullarının arkasından gelmesi gereken Cumhurbaşkanlığı ofisleri ile ilgili hükümler (m. 525-536) getiren  1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin bazı hükümleri, 5 gün sonra 15.7.2018 tarih ve 30479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile  oldukça uzun bir liste hâlinde değiştirilmiş, bazı yeni madde ve fıkralar eklenmiştir (m. 799). Örneğin 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine göre “Cumhurbaşkanlığına bağlı” olan Genelkurmay Başkanlığı (m. 37/1ç), −o konudaki hükme dokunulmaksızın− 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile  Millî Savunma Bakanına bağlanmış, böylece Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları ile  aynı konuma getirilmiştir (m. 799/i ile değişik 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi m. 338).

 Aynı biçimde yine 10.7.2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 3 sayılı Üst Kademe Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde de 5 gün sonraki 15.7.2018 tarih ve 30479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 4 sayılı Cumhur-başkanlığı Kararnamesi ile bazı ekleme ve değişiklikler yapılmış; örneğin “Rektörler, en az üç yıl profesörlük yapanlar arasından atanır.” hükmü getirilmiştir (m. 800).

Şüphesiz yapılan bir işteki yanlışları düzeltmek veya eksiklerini tamamlamak doğru bir harekettir.  Ancak bu tür yanlış ve eksikler bile, Türk Milletinin benimsediği demokratik rejimin temelindeki kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı olarak Türkiye’ye empoze edilen bir sistemin, parlâmenter rejimin güvencesi olan ortak aklın süzgecin-den geçmemiş olmasının kısa zamanda ortaya çıkan ilk sonuçlarıdır.

5. Yasama Dokunulmazlığı ile Cumhurbaşkanlığının Ne İlgisi Var?  

1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü’nün görevleri arasında “Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ait işlemleri yapmak”  da yer almaktadır (m. 8/1ç). Milletvekillerinin yasama dokunulmazlıklarının kaldırılmasına karar vermek, Anayasa’mıza göre tamamıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yetkisindedir (m. 83). Bu konuda Cumhurbaşkanlığının herhangi bir görevi olamaz. Cumhuriyet savcılıklarından bu konuda gelecek herhangi bir istemin Meclis’e iletilmesi, Cumhurbaşkanlığınca değil, aynı Kararname uyarınca Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’-nün görevleri arasında “cezaî işlerle ilgili işlemleri yürütmek”  de bulunan  Adalet Bakanlığınca yapılabilecek bir işlemdir (krş. m. 41/1f). Cumhurbaşkanlığının devreye sokulması ise, yasama dokunulmazlıklarının kaldırılması sürecinde milletvekillerinin iradesi  üzerinde baskı etkisi yaratabilecek bir uygulama olacaktır.

6. Yasa ile Düzenlenmesi Gereken Konular    

Anayasa’nın 6771 sayılı Kanun’la değişik 104. maddesinde “Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi” çıkarılamayacağı belirtildiği hâlde; buna uyulmadığı görülmektedir. Bu konuda  Anayasa’nın 123. maddesinin I. fıkrasında başlangıçtan beri “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.” hükmünün yer aldığını unutmamak gerekir. İdare, somut olarak kamu hizmetlerini yürüten tüm merkezden ve yerinden yönetim birimlerini kapsayan geniş bir kavramdır. Bu açıdan bakıldığında  2 sayılı Genel Kadro ve Usulü, 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilâtı, 7 sayılı Savunma Sanayi Başkanlığı, 8 sayılı Yüksek Askerî Şûranın Kuruluş ve Görevleri,  10 sayılı Resmî Gazete, 11 sayılı Devlet Arşivleri, 12 sayılı Millî Saraylar Başkanlığı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin(3) aslında kanun  olarak TBMM tarafından çıkarılması gerekirdi.

Ayrıca Anayasa’nın 90. maddesinin I. ve V. fıkraları uyarınca Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletler ve  milletlerarası kuruluşlarla yapılacak antlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin onaylamayı bir “kanunla” uygun bulmasına bağlı, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar   “kanun hükmünde” olduğu için;    9 sayılı Milletlerarası Antlaşmaların Onaylanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi(4) bakımından da aynı sonuca varmak gerekir.  

Bu düzenlemelerde yasama yetkisi, Cumhurbaşkanlığınca Anayasa’da bu konular için öngörülmeyen bir biçimde üstlenilmiş ve Meclis bu duruma seyirci kalmıştır.

7. Sonuç

Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin temelindeki Anayasa’nın 6771 sayılı Kanun’la değişik 104. maddesine göre Cumhurbaşkanının  “yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi” çıkarabilmesi, kural değil, istisnaî bir yetkidir; dolayısıyla dar yorumlanması gerekir. Bu bağlamda yürütme yetkisi geniş yorumlanırsa; Cumhurbaşkanının düzenleyemeyeceği konu kalmaz. Nitekim bundan böyle kanunlar, Bakanlar Kurulu değil, Cumhurbaşkanı tarafından yürütülecektir. Bu mantıkla gidilirse kanunlarla düzenlenen bütün konularda, dolayısıyla her konuda   Cumhurbaşkanı kararnamesi çıkarılabileceği sonucuna varılır. Yasama yetkisinin tek kişiye teslimi ve kuvvetler ayrılığının sonu anlamına gelen böyle bir genelleme kabul edilemez. Anayasa’nın açık ihlâli anlamına gelen bu durum, Türkiye’de 1876’da Kanun-i Esasî’nin ilânından bu yana 142 yıldan beri demokratik hukuk  devleti için verilen mücadelelerin de boşa gitmesi demektir. Padişah fermanı altındaki tuğra gibi tek kişinin imzasıyla yürürlüğe konacak bir Cumhurbaşkanlığı kararnameleri sistemini bu açıdan değerlendirmekte sayısız yarar  var.  (30.7.2018).

__________________________

  1. 10.5.2018 tarih ve 7142 sayılı “6771 Sayılı Kanunla Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Çeşitli Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Konusunda Yetki Kanunu” metni için bk. T. C. Resmî Gazete, 18.5.2018, S. 30425).
  2. 2.7.2018 tarih ve KHK/703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere    Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname metni için bk.  T. C. Resmî Gazete, 9.7.2018, S. 30473  3. Mükerrer.  
  3. 2 sayılı Genel Kadro Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi metni için bk. T. C. Resmî Gazete, 10.7.2018, S. 30474, s. 193-206; 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilâtı, 7 sayılı Savunma Sanayi Başkanlığı, 8 sayılı Yüksek Askerî Şûranın Kuruluş ve Görevleri,  10 sayılı Resmî Gazete  Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin metinleri için sırasıyla bk. T. C. Resmî Gazete, 15.7.2018, S. 30479, s. 1-271, 285-287, 288 vd; 11 sayılı Devlet Arşivleri Başkanlığı, 12 sayılı Millî Saraylar İdaresi Başkanlığı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin metinleri için sırasıyla bk. T. C. Resmî Gazete, 16.7.2018, S. 30480, s. 1-8, 9-13.
  4. 9 sayılı Milletlerarası Antlaşmaların Onaylanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi metni için bk. T. C. Resmî Gazete, 15.7.2018, S. 30479, s. 290 vd.
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Bafra'da Geleneksel 3. Çeltik Hasat Şenliği Düzenlendi
Bafra'da Geleneksel 3. Çeltik Hasat Şenliği Düzenlendi
Kemal Zeybek Bafra'da aşure dağıttı
Kemal Zeybek Bafra'da aşure dağıttı
Bursa Escort - Mersin Escort