Reklamı Geç
Advert

YSK’NUN AÇMAZI

“YSK, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinin kesin sonuçlarını ‘makul süre’ içinde ilân etmek zorundadır. En iyimser yorumla bu süre dolmak üzeredir.”

YSK’NUN AÇMAZI
YSK’NUN AÇMAZI Admin

Prof. Dr. Türk:

Yüksek Seçim Kurulu (YSK)’nun 31 Mart 2019 günü İstanbul’da yapılan Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP)’nin olağanüstü itirazları üzerine, durumlarının araştırılmasına karar verdiği 41.132 seçmenden sonra, önceki gün (26 Nisan 2019) 5.315 seçmenin kısıtlı olduğu iddiasının da araştırılmasına karar vermesi üzerine DSP Parti Meclisi Üyesi, eski Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, aşağıdaki değerlendirmeyi yaptı:  

“31 Mart 2019 yerel genel seçimleri kesin sonuçlarının YSK tarafından ilânındaki gecikme, Türkiye’ye bu alanda bir dünya rekoru kazandırmak üzeredir.  Çünkü seçim tarihinden bu yana 30 gün geçtiği hâlde, özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine AKP ve onun –yerel seçim ittifakları henüz yasal bir düzenleme konusu yapılmadığı için– bu seçimdeki fiilî müttefiki MHP tarafından yapılan olağanüstü itirazlar, sistemi âdeta felce uğratmış durumdadır. YSK,  23 Nisan 2019 tarihinde çeşitli gerekçelerle, özellikle kamu hizmetinden yasaklı oldukları gerekçesiyle 41.132 seçmen, 26 Nisan 2019 tarihinde kısıtlı oldukları gerekçesiyle 5.315 seçmen hakkında öne sürülen iddiaların araştırılmasını kabul eden ara kararlarıyla tam bir açmazın içine girmiş durumdadır. İlgili ilçe seçim kurullarına bu iddiaların araştırılması için verilen beş günlük sürenin yeterli olup olmadığı, bu sürenin sonunda anlaşılacaktır.

Aslında muhtarlık ve  sandık bölgelerindeki  seçmenlerin adları daha önce askı listeleriyle ilân edilmiş, itiraza uğrayanlar hakkındaki itirazlar ilçe seçim kurullarınca incelenmiş ve kesin karara bağlanmıştır. Böylece itiraz sürecinden geçerek kesinleşen seçmen listelerinde adları yazılı seçmenler, 31 Mart 2019 günü oy kullanmışlardır. Askı süresi içinde belirli seçmenler hakkında yapılan itirazlardan farklı olarak, şimdi 41.132+5.315 = 46.447 seçmen hakkındaki iddiaların tek tek araştırılması ve değerlendirilmesi, kolay bir iş değildir. Bu, günlerce, haftalarca devam edebilecek bir iştir. Örneğin kısıtlılık, Türk Medenî Kanunu’na göre yetkili hâkim tarafından verilen ve kısıtlanan kimseye vasi atanması sonucunu doğuran bir karara dayalı istisnaî bir hukukî statüdür. 5.315 kişinin bu konumda olduğunun yargı kararlarıyla belgelenmesi gerekir. Belgeleme zorunluğu, diğer 41.312 seçmenin her biri hakkındaki iddia için de geçerlidir.

Türkiye’nin en büyük ilinde de olsa toplam 46.447 yurttaşın seçme hakkından yoksun bulunduğu iddiası, yalnız kendi adaylarına oy verecek yurttaşları seçmen kabul eden bir anlayışın ürünüdür. Kaldı ki, gizli oy ilkesine dayalı bir sistemde böyle bir düşünce temelsizdir. Bu bağlamda YSK’nun olağanüstü hâl KHK’si ile kamu görevinden çıkarılmanın seçme hakkını engellemediği yolundaki ara kararı doğru ve yerindedir.  

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinin 1. fıkrası ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 19. maddesinin VII. fıkrasında belirtilen  ‘makul süre içinde adil yargılanma” ilkesi, örnekseme yoluyla seçim hukukunda da uygulanabilir. Buna göre YSK, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinin kesin sonuçlarını ‘makul süre’ içinde ilân etmek zorundadır. En iyimser yorumla bu süre dolmak üzeredir.”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
HİLMİ BAYRAK VE EŞİ NİGAR BAYRAK İÇİN MEVLİT OKUNDU
HİLMİ BAYRAK VE EŞİ NİGAR BAYRAK İÇİN MEVLİT OKUNDU
YALÇIN ÖZTABAN GÖZYAŞLARIYLA TOPRAĞA VERİLDİ
YALÇIN ÖZTABAN GÖZYAŞLARIYLA TOPRAĞA VERİLDİ