Reklamı Geç
Advert

ÜÇ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANININ GÖREVDEN ALINMASI

Prof. Dr. Türk: “Seçilmiş üç büyükşehir belediye başkanın İçişleri Bakanlığı’nca görevlerinden uzaklaştırılması ve yerlerine aynı illerin valilerinin başkan vekili olarak görevlendirilmesi, beş yılda bir yapılan yerel yönetimler seçimlerini anlamsız hâle getiren, milli iradenin yok sayılması anlamına gelen antidemokratik bir uygulamadır.”

ÜÇ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANININ  GÖREVDEN ALINMASI
ÜÇ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANININ  GÖREVDEN ALINMASI Admin

Prof. Dr. Türk:

“Seçilmiş üç büyükşehir belediye başkanın İçişleri Bakanlığı’nca görevlerinden uzaklaştırılması  ve yerlerine aynı illerin valilerinin başkan vekili olarak görevlendirilmesi, beş yılda bir yapılan yerel yönetimler seçimlerini anlamsız hâle getiren, başka bir deyişle,  seçmenlerin kullandıkları oyların siyasî iktidarca iptal edilmesi, millî iradenin yok sayılması anlamına gelen antidemokratik bir uygulamadır.”

Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye Başkanları Adnan Selçuk, Ahmet Türk ve Bedia Özgökçe’nin İçişleri Bakanlığınca görevlerinden alınmaları ve yerlerine aynı illerin valilerinin Başkan Vekili olarak görevlendirilmeleri üzerine, eski Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, aşağıdaki değerlendirmeyi yaptı:

“31 Mart 2019 günü yapılan yerel yönetimler seçimlerinin üzerinden henüz beş ay geçmeden Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki üç ilimizde HDP adayı olarak seçilmiş üç büyükşehir belediye başkanının İçişleri Bakanlığı’nca görevden alınması ve yerlerine bu illerin valilerinin başkan vekili olarak görevlendirilmesi  dikkat çekicidir. Bu uygulama, Anayasa’nın 127. maddesi ile 3.7.2005 tarih ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15.8.2016 tarih ve 674 sayılı Olağanüstü Hâl KHK’nin 38. maddesi ile değiştirilen ve 10.11.2016 tarih ve 6738 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile aynen kabul edilen 45. maddesine dayandırılıyor. İlgili büyükşehir belediye  meclislerine başkanlıktaki boşalma durumunda başkan vekili seçme fırsatı verilmemesi için, Belediye Kanunu’nun 45. maddesine olağanüstü hâl döneminde 674 sayılı KHK ile eklenmiş ve aynı dönemde 6738 sayılı Kanun’la kabul edilmiş bulunan ek fıkradaki ‘terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları sebebiyle görevden uzaklaştırılma’ ile ilgili hükümlerin uygulanması suretiyle başkan vekillerinin atanması da doğrudan İçişleri Bakanlığı’nca yapılıyor. Böylece aslında olağanüstü hâl için verilen bir yetki, bir suçlamaya dayandırılarak her iki yönüyle olağan hâlde de kullanılmış oluyor.

Yerel yönetimlerde benzeri görevden alma ve kayyım atamaları, yasa hükümlerinin tek yanlı  uygulanmasıyla 31 Mart 2019 öncesinde de oldu. AKP iktidarı, muhalefet partileri HDP ve CHP’nin adayı olarak seçilmiş belediye başkanlarının bir bölümünü  görevden aldı; kendi adayı olarak seçilmiş, fakat memnun olmadığı veya seçim öncesinde vitrin yenilemek için değiştirmek istediği belediye başkanlarını istifa ettirdi. Şimdi muhalefet partileri açısından aynı uygulamalar, görevden alma şeklinde  yeniden başlıyor.

Seçilmiş belediye veya büyükşehir belediye başkanlarının görevlerinden uzaklaştırılmaları ve yerlerine AKP iktidarının istediği kişilerin getirilmeleri, beş yılda bir yapılan yerel yönetimler seçimlerini anlamsız hâle getiren, başka bir deyişle,  seçmenlerin kullandıkları oyların siyasî iktidarca iptal edilmesi, millî iradenin yok sayılması  anlamına gelen  antidemokratik bir uygulamadır. Çünkü bu uygulama, Anayasa’nın 67. maddesi ve ona yollama yapan 127. maddesindeki seçme ve seçilme hakları ile bunların temelinde bulunan Anayasa’nın 2 ve 4. maddelerindeki Cumhuriyetin değişmez niteliklerinden demokratik hukuk devleti ilkelerine açıkça aykırıdır.

Bu uygulamada ilk aşamada HDP’nin kazandığı Diyarbakır, Mardin ve Van büyükşehir belediye başkanlıklarının hedef alınması, ulusal birliğin korunması bakımından izlenmesi gereken birleştirici iç politikanın tam tersi sonuçlar vermekten,  ayrılıkçı çağrışımlar yapmaktan geri kalmayacaktır.  HDP veya diğer muhalefet partilerinin adayları olarak seçilmiş başka belediye veya büyükşehir belediye başkanlarının da kısa zamanda benzeri uygulamalara hedef olması kaygısı, kaçınılmaz bir biçimde yerel yönetimleri etkileyecektir.   

İçişleri Bakanlığı’nın  Diyarbakır, Mardin ve Van büyükşehir belediye başkanları hakkındaki kararları, Anayasa’nın 127. maddesinin IV. fıkrasına göre ‘geçici bir tedbir’ niteliğindedir. Bunun beş yıllık seçim dönemini kapsayacak bir uygulamaya dönüşmemesi için söz konusu başkanlar hakkındaki soruşturmanın ve iş yargı önüne geldiğinde kesin hükme kadar gidecek sürecin en kısa zamanda sonuçlandırılması gerekir.”

Hikmet Sami Türk Kayyum
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ŞAVLUĞ AİLESİNİN ACI GÜNÜ
ŞAVLUĞ AİLESİNİN ACI GÜNÜ
BAFRA’DA 5 BİN FİDAN TOPRAKLA BULUŞTU
BAFRA’DA 5 BİN FİDAN TOPRAKLA BULUŞTU