Reklamı Geç
Advert

ABD YAPTIRIMLARI VE TÜRKİYE’NİN TUTUMU

“ABD yaptırımlarına karşı Türkiye’nin hareketsiz kalması, bu yaptırımlar nedeniyle Barış Pınarı Harekâtını hedeflerine ulaşmadan sona erdirmesi düşünülemez. ABD’ye karşı uygulanacak yaptırımlar arasında İncirlik üssü mutlaka kapatılmalıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kasım ayında ABD’ye yapması plânlanan, ancak bir Devlet Başkanı hakkında uygulanması diplomatik bir skandal niteliği taşıyan vize koşuluna bağlanan seyahat, kesinlikle iptal edilmelidir. Vize zorunluğu, Türkiye’yi ziyaret etmesi beklenen ABD Başkan Yardımcısı Pence ve Dış İşleri Bakanı Pompeo hakkında da uygulanmalıdır.”

ABD YAPTIRIMLARI VE TÜRKİYE’NİN TUTUMU
ABD YAPTIRIMLARI VE TÜRKİYE’NİN TUTUMU Admin

Prof. Dr. Türk:

ABD  Başkanı Trump’ın Türkiye’nin sekiz gün önce başlattığı Barış Pınarı Harekâtını durdurmadığı takdirde Türk ekonomisini mahvedeceğini söylemesi; dün de  Türkiye’ye karşı ekonomik yaptırımlar öngören  kararnameyi imzalaması; ayrıca ABD’nin Millî Savunma, Enerji  ve Tabiî Kaynaklar ve İçişleri Bakanlarına, kurumsal olarak anılan ilk iki Bakanlığa karşı birtakım yasaklar koyması, Türkiye’den ithal edilen çelikten alınan ve daha önce oranı düşürülen gümrük vergisini tekrar yükseltmesi, iki ülke arasındaki ticaret hacmini 100 milyar dolara çıkarmayı amaçlayan görüşmeleri  durdurması;  son olarak bu gün Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesi, üç bakanla ilgili vize yasağı, –iyimser yorumla– vize zorunluğu koyması ile ilgili olarak eski Devlet, Millî Savunma ve Adalet  Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, aşağıdaki değerlendirmeyi yaptı:

Trump yönetimindeki ABD’nin Türkiye’ye karşı uygulamaya koyduğu yaptırımlar, ne iki ülke arasındaki ilişkiler bakımından artık fazla anlamı kalmayan dostluk, ne NATO içindeki ittifak anlayışıyla bağdaşmaz. Aslında ABD’nin NATO Antlaşması’nın 5 ve 6. maddeleri uyarınca Türkiye’nin yanında yer alması gerekir.

 Ne yazık ki, 9 Aralık 1999 günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca kabul edilerek 10 Ocak 2000 günü imzaya açılan, ABD ve Türkiye tarafından da imzalanan Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşme’ye  aykırı olarak yıllarca DEAŞ’la  mücadele bahanesiyle Ortadoğu’daki terör örgütlerini finanse eden, ayrıca onlara silâh  desteği sağlayan ABD, şimdi de  bu örgütlerle mücadele eden Türkiye’yi birtakım yaptırımlarla Barış Pınarı Harekâtından vazgeçmeye zorlamak, böylelikle terör örgütlerini korumak istemektedir.   

Türkiye’nin Barış Pınarı Harekâtıyla Suriye topraklarına girmek zorunda kalması, ayrılıkçı, bölücü PKK’nin uzantıları olarak bu ülkede üslenmiş bulunan, oradan Türkiye’ye karşı silâhlı saldırılar düzenleyen YPG ve PYD gibi terör örgütlerine karşı sıcak takip hakkını kullanması nedeniyledir. Kürtlere veya herhangi bir etnik gruba  karşı yapılması söz konusu olmayan Barış Pınarı Harekâtı, – Trump yönetimindeki ABD, AB ve Arap Ligi ülkelerinin Türkiye’yi kınayan iddialarının aksine–   bir istilâ veya işgal harekâtı  değil; Türkiye’nin 911 kilometrelik en uzun kara sınırı boyunca terör örgütlerine karşı sınır güvenliğinin  sağlanması  içindir. Uluslar-arası hukuk açısından bu Harekât, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın 51. maddesi çerçevesinde meşru savunma hakkını kullanmasından ibarettir. Daha önce de yine aynı nedenle  2016 yılında Fırat Kalkanı, 2018 yılında Zeytin Dalı Harekâtı gerçekleştirilmişti. Önceki iki harekât gibi şimdiki Harekât da, Suriye’nin ülke bütünlüğünün korunması   temelinde yürütülmektedir.   

ABD yaptırımlarına karşı Türkiye’nin hareketsiz kalması, bu yaptırımlar nedeniyle Barış Pınarı Harekâtını hedeflerine ulaşmadan sona erdirmesi  düşünülemez.

Öncelikle Türkiye, Başkan Trump’ın dün imzaladığı Kararda öngörülen ekonomik yaptırımların, Türkiye Cumhuriyeti’nin Bakanlarına karşı konulan yasakların aynısını, –bu yaptırımlar devam ettiği sürece  uygulanmak  üzere– gecikmeksizin yürürlüğe koymalı; çelikle eşdeğerli ABD mallarından alınan gümrük vergisini yükseltmelidir. 

ABD’ye karşı uygulanacak yaptırımlar arasında İncirlik üssü mutlaka  kapatılmalıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kasım ayında ABD’ye yapması plânlanan, ancak bir Devlet Başkanı hakkında uygulanması diplomatik bir  skandal niteliği taşıyan vize koşuluna bağlanan seyahat, kesinlikle iptal edilmelidir. Böyle bir seyahat, Türk Milleti için onur kırıcı olur. Aynı vize zorunluğu, Türkiye’yi ziyaret etmesi beklenen ABD Başkan Yardımcısı Pence ve Dış İşleri Bakanı Pompeo hakkında da uygulanmalıdır.”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Tüm çocuklarımızın ‘Dünya Çocuk Hakları Günü’nü kutlarız!
Tüm çocuklarımızın ‘Dünya Çocuk Hakları Günü’nü kutlarız!
Dünya Prematüre Günü
Dünya Prematüre Günü