Reklamı Geç
Advert

KANAL İSTANBUL PROJESİ

KANAL İSTANBUL PROJESİ KARAYOLU TAŞIMACILIĞINI AKSATACAKTIR

KANAL İSTANBUL PROJESİ
KANAL İSTANBUL PROJESİ Admin

Prof. Dr. Türk

“İstanbul Boğazı’na alternatif bir kanal açılması, İstanbul ve Çanakkale Boğazlarının hukukî statüsünü düzenleyen 20 Temmuz 1936 tarihli Montreux Boğazlar Sözleşmesi’nin tartışmaya açılmasına zemin hazırlayabilir.

Trakya’nın 150 metre genişliğinde bir kanalla ikiye bölünmesi, komşu illere ve Avrupa ülkelerine karayoluyla gidiş-geliş için Kanal İstanbul üzerinde birçok yerde gemilerin geçmesine yeterli, ya çok yüksek, ya açılır-kapanır köprülerin inşa edilmesini gerektirecektir. Böyle bir  ulaşım sistemi, karayoluyla taşımacılığı son derece zorlaştıracak ve  aksatacaktır.”

Dışişleri Bakanı Mevlût Çavuşoğlu’nun “Kanal İstanbul’a kazmayı vurduğumuz zaman dünyada denizcilik ve ulaşım bakımından tarih değişecek, dönüm noktası olacak” sözleri üzerine, eski Devlet, Millî Savunma ve Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, yazılı bir açıklama yaptı:

“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde ‘çılgın proje’ olarak  ortaya attığı Kanal İstanbul Projesi hakkında Ulaştırma ve Altyapı ya da Çevre ve Şehircilik Bakanı yerine Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun konuşması ilginçtir. Herhâlde bu, Kanal İstanbul’un Türkiye’nin uluslararası ticarî ilişkilerinin gelişmesine katkıda bulunacağı düşüncesinden kaynaklanmaktadır. Ancak Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun, İstanbul Boğazı’na alternatif bir kanal açılmasının, İstanbul ve Çanakkale Boğazlarının hukukî statüsünü düzenleyen 20 Temmuz 1936 tarihli Montreux Boğazlar Sözleşmesi’nin tartışmaya açılmasına zemin hazırlayabileceğini de unutmaması gerekir. Bu Sözleşme, Türkiye’nin 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması’ndan sonra yürürlükte olan en uzun ömürlü uluslararası antlaşmasıdır.

 Kanal İstanbul, 45 kilometre uzunluğu, 150 metre genişliği ve 21 metre derinliğiyle Trakya’yı coğrafî bakımdan ikiye bölecek; Karadeniz ve Marmara sularının karışmasıyla ekosistemi bozacak, bu denizlerde yaşayan canlılara zarar verecektir. Birçok uzman, Kanal İstanbul Projesinin çeşitli sakıncalarını yeterince  dile getirdi. Ancak Çavuşoğlu’nun konuşması, AKP iktidarının bunları dikkate almayacağını göstermektedir.

İşin şimdiye değin üzerinde durulmamış başka bir yönü daha var. Trakya’nın 150 metre genişliğinde bir kanalla ikiye bölünmesi, komşu illere ve Avrupa ülkelerine karayoluyla ulaşım için Kanal İstanbul üzerinde birçok yerde gemilerin geçmesine yeterli, ya çok yüksek, ya açılır-kapanır köprülerin inşa edilmesini gerektirecektir. Böyle bir  ulaşım sistemi, karayoluyla taşımacılığı, karayoluyla gidiş-gelişleri son derece zorlaştıracak ve  aksatacaktır. Türkiye’nin  ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda Avrupa ülkeleriyle, özellikle Gümrük Birliği dolayısıyla AB ülkeleriyle yoğun  ilişkileri vardır. Dış ticaretindeki en büyük pay AB ülkeleriyle olan ithalât ve ihracattadır. Çağımız, her alanda süratle hareket edilmesini, bütün işlemlerin süratle yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Karayoluyla yolcu ve eşya  taşımacılığında gecikmelere yol açacak bir sonuç, Kanal İstanbul’dan beklenen yararı ortadan kaldıracaktır.”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
BAFRA, ULUSLARARASI YEREL YÖNETİMLERDE “KADIN ŞURASI”NDA TANITILIYOR
BAFRA, ULUSLARARASI YEREL YÖNETİMLERDE “KADIN ŞURASI”NDA TANITILIYOR
Bafra TSO’dan Kişisel Verileri Korumu Bilgilendirme Semineri
Bafra TSO’dan Kişisel Verileri Korumu Bilgilendirme Semineri