Reklamı Geç
Advert

MERKEZ BANKASI’NIN MERKEZİ ANKARA’DA KALMALIDIR

“Daha önce merkezi Ankara’da bulunan birçok ulusal kurum ve banka, son yıllarda İstanbul’a taşınmıştır. Başkent kavramının içini boşaltan bir süreç yaşıyoruz. Anayasa gereğince başkent olarak değişmezliği nedeniyle dokunula-mayan Ankara, sadece siyasal konumu içinde bırakılmaya çalışılmaktadır. Ankara’nın gelişmesini olumsuz etkileyen bu yanlış uygulamadan vazgeçilmeli; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 1211 sayılı Kanun’da yazılı, kendisinin ve başkentin konumuna uygun merkezi Ankara’da kalmalıdır.”

MERKEZ BANKASI’NIN MERKEZİ ANKARA’DA KALMALIDIR
MERKEZ BANKASI’NIN MERKEZİ ANKARA’DA KALMALIDIR Admin

Prof. Dr. Türk:

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın en önemli 4 biriminin 1 Ocak 2020 itibariyle, diğer birimlerinin de Mart 2020 sonuna kadar İstanbul’a taşınacağına ilişkin gazete haberi üzerine eski Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, yazılı bir  açıklama yaptı:

“Bankaların bankası konumundaki merkez bankaları, her ülkede ödemelerde kullanılan banknot çıkarma yetkisine sahip olan bankalardır. Aslında para basılmasına karar vermek, egemenlik hakkının bir sonucu olarak devlete ait bir yetkidir. Nitekim bu yetki, Anayasa’mızın 87. maddesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Ancak bu yetki, her ülkede bir imtiyaz olarak merkez bankası adını  taşıyan ya da bu işlevi yerine getiren tek bir  bankaya verilir. Örneğin bu yetki, ABD’de ‘Federal Reserve System’ (Federal Rezerv Sistemi), İngiltere’de ‘Bank of England’ (İngiltere Bankası) tarafından kullanılır. 1998’de kurulan ‘European Central Bank/Europäische Zentralbank’ (Avrupa Merkez Bankası), bu yetkiyi  AB üyesi 19 ülkede geçerli ortak para birimi  ‘Euro’ (Avro) çıkarmak suretiyle kullanmaktadır. Daha önce  bu ülkelerin her birine özgü  banknot çıkaran  merkez bankaları ise, sistem içindeki diğer yetkilerini kullanmaya devam etmektedir.

Türkiye’de banknot çıkarma imtiyazı, –Türk Lirası banknotlarının üzerinde yazılı olduğu gibi– 14 Ocak 1970 tarih ve 1211 sayılı  Kanun’un 1. maddesi uyarınca ‘münhasıran’, 4. maddesinin III. fıkrası (II a) bendi uyarınca ‘tek elden’ Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na aittir.

 Fakat Merkez Bankası’nın 1211 sayılı Kanun 4. maddesinde uzun bir liste hâlinde sıralanan başka görev ve yetkileri de vardır. Örneğin ‘Hükümetle birlikte Türk Lirasının iç ve dış değerini korumak için gerekli tedbirleri almak’, ‘Reeskont ve avans işlemleri yapmak’, ‘Ülke altın ve döviz rezervlerini yönetmek’, ‘Türk lirasının hacim ve tedavülünü düzenlemek’, ‘Finansal  sistemde istikrarı sağlayıcı, para ve döviz piyasaları ile ilgili düzenleyici tedbirleri almak’, ‘Malî piyasaları izlemek’,  Banka’nın temel görevlerindendir. Aynı maddede belirtilen temel yetkileri çerçevesinde “Banka, Hükümetle birlikte enflâsyon hedefini tespit eder, buna uyumlu olarak para politikasını belirler. Para politikasının uygulanmasında tek yetkili ve sorumludur.’  ‘Nihaî kredi mercii olarak bankalara kredi verme işlemlerini yürütür.’ ‘Bankaların ödünç para verme işlemlerinde ve mevduat kabulünde uygulayacakları faiz oranlarını, … bankalardan istemeye yetkilidir.’

Yine 4. madde uyarınca Merkez Bankası, ‘Hükümetin malî ve ekonomik müşaviri, malî ajanı ve haznedarıdır.’ ‘Finansal sistemle ilgili olarak istenilecek konularda Hükümete görüş verir.’

Bu görevlerin Hükümetle yakın bir  işbirliği ve uyum içinde yerine getirilmesi için Merkez Bankası merkezinin başkent Ankara’da bulunması gerekir. Hâlen öyledir de. 1211 sayılı Kanun’un 2. maddesine göre ‘Bankanın merkezi Ankara’dadır’;  başka şehirlerde ‘şubeler açılabilir.’ Kanun’da bir değişiklik yapılmadığına göre, İstanbul’a taşınma işlemleri yasal dayanaktan yoksundur. Kaldı ki bu konuda bir değişikliğe gidilmesi de doğru değildir. İstanbul’un genel ekonomi açısından çok hareketli, bankacılık işlemleri bakımından çok yoğun bir konumda bulunması, geçerli bir gerekçe olamaz. Malî piyasaları yakından izlemek düşüncesi de, günümüzün gelişmiş iletişim teknoloji karşısında Merkez Bankası merkezinin İstanbul’a taşınmasını haklı kılmaz.

 Nitekim diğer devletlerde de merkez bankalarının merkezleri genellikle başkentlerdedir. Örneğin ABD’de New York, genel ekonomi açısından çok hareketli bir konumda bulunduğu, bankacılık bakımından çok yoğun bir işlem hacmine sahip olduğu hâlde; ‘Federal Reserve System’ (Federal Rezerv Sistemi) başkent Washington, D. C. merkezlidir. Aynı biçimde İngiltere ve Fransa merkez bankaları  ‘Bank of England’ (İngiltere Bankası) Londra;  ‘Banque de France’ (Fransa Bankası) Paris merkezlidir. Federal Almanya’da ise bazı yüksek mahkeme ve kurumların başkent Berlin dışında bulunması gibi ‘Deutsche Bundesbank’ (Alman Federal Bankası) da Frankfurt  merkezli bir istisna olarak görünmektedir. Ancak Avrupa Merkez Bankası merkezinin de orada bulunması, ulusal ve uluslar üstü iki merkez bankası arasındaki ilişkiler bakımından kolaylaştırıcı bir etkendir.

Daha önce merkezi Ankara’da bulunan birçok ulusal kurum ve banka, son yıllarda İstanbul’a taşınmıştır. Bunlar arasında Atatürk’ün sermaye koyarak Ankara’da kurdurduğu Türkiye İş Bankası da bulunmaktadır. Şimdi sıranın  Merkez Bankası’na geldiği anlaşılıyor. Başkent kavramının içini boşaltan bir süreç yaşıyoruz. Anayasa gereğince başkent olarak değişmezliği nedeniyle dokunulamayan Ankara, sadece siyasal konumu içinde bırakılmaya çalışılmaktadır. Ankara’nın gelişmesini olumsuz etkileyen bu yanlış uygulamadan vazgeçilmeli; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 1211 sayılı Kanun’da yazılı, kendisinin ve başkentin  konumuna uygun  merkezi Ankara’da kalmalıdır.”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Türbe Mahallesi Sakinlerinden Hal Yerinin Değişmesi Talebi
Türbe Mahallesi Sakinlerinden Hal Yerinin Değişmesi Talebi
YAKINTAŞ MEZARLIĞI MESCİDİ, DUALARLA AÇILDI
YAKINTAŞ MEZARLIĞI MESCİDİ, DUALARLA AÇILDI