Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert

MONTREUX BOĞAZLAR SÖZLEŞMESİ’Nİ KANALLA DELME PROJESİ

“Montreux Boğazlar Sözleşmesi’nin İstanbul Kanalı hakkında uygulanıp uygulanmayacağı, Kanalın açılmasıyla gündeme gelecek en önemli uluslararası hukuk sorunu olacaktır. Uygulandığı takdirde oradaki sınırlamalar İstanbul Kanalı hakkında da geçerli olacak, örneğin geçiş için Sözleşme’nin I. Ekinde öngörülenlerden başka hiçbir resim ve harç, hiçbir ücret alınamayacaktır. Geçişin ücretli olması durumunda ise İstanbul Boğazından ücretsiz geçiş olanağı varken, ücret ödeyerek Kanaldan geçmek, çok istisnaî durumlar dışında tercih edilecek bir yol değildir. Bu, İstanbul Kanalı için yapılacak yatırımın rantabl olmayacağı anlamına gelir.

MONTREUX BOĞAZLAR SÖZLEŞMESİ’Nİ KANALLA DELME PROJESİ
MONTREUX BOĞAZLAR SÖZLEŞMESİ’Nİ KANALLA DELME PROJESİ Admin

Prof. Dr. Türk

Montreux Sözleşmesi İstanbul Kanalı hakkında uygulanmadığı takdirde bu, açılan Kanalla Sözleşme’nin delinmesi, başka bir deyişle, dolanılması demektir. 83 yıllık Sözleşme’yi tartışılır hâle getirecek durum  budur.

Her iki sonuç, İstanbul Kanalı’nın Türkiye’ye hiçbir yarar sağlamayacak, hatta Türkiye için sakıncalar doğuracak  gerçek bir ‘çılgın proje’ olduğunu göstermektedir. Oysa Türkiye’nin akla ve bilime dayalı projelere ihtiyacı vardır.”

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde “Çılgın Proje” olarak Türkiye’nin gündemine getirdiği Kanal İstanbul Projesi için önümüzdeki haftalarda  ihaleye çıkılacağını açıklaması üzerine; eski Devlet, Millî Savunma ve Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, yazılı bir açıklama yaptı:  

“İstanbul Boğazı’na alternatif bir kanal açılmasını İstanbul ve Çanakkale Boğazlarının hukukî statüsünü düzenleyen 20 Temmuz 1936 tarihli Montreux Boğazlar Sözleşmesi açısından değerlendirmekte yarar vardır:

 83 yıl önce imzalanan bu Sözleşme ile, 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması ekindeki aynı tarihli  Boğazlar Rejimine İlişkin Sözleşme uyarınca kurulmuş olan Uluslararası Komisyonun yetkileri Türk Hükümetine geçmiştir (m. 24).

 Montreux Sözleşmesi, Boğazlarda denizden geçiş ve gidiş-geliş serbestliği ilkesine dayanır (m. 1). Barış zamanında ticaret gemileri, bayrak ve yükü ne olursa olsun, gündüz ve gece, hiçbir işleme tâbi olmadan Boğazlardan geçiş  ve gidiş-geliş serbestliğinden tam olarak yararlanırlar.  Bu gemiler, Boğazlardan hiçbir limanda durmaksızın transit olarak geçerlerse Sözleşmenin I. Ekinde öngörülen resim veya harçlardan başka hiçbir resim ve harca tâbi değildirler. Kılavuzluk ve römorkaj isteğe bağlıdır (m. 2). Savaş zamanında Türkiye savaşan değilse, ticaret gemileri, bayrak ve yükü ne olursa olsun, aynı koşullar içinde Boğazlardan geçiş  ve gidiş-geliş serbest-liğinden yararlanırlar (m.4). Savaş zamanında Türkiye savaşan ise,  Türkiye ile savaş durumundaki bir ülkeye ilintili olmayan ticaret gemileri, düşmana hiçbir biçimde yardım etmemek koşuluyla, Boğazlardan geçiş ve gidiş-geliş serbestliğinden yararlanırlar. Bu gemiler, Boğazlara gündüz girer ve her geçiş Türk makamlarınca gösterilecek yoldan yapılır (m. 5).

Savaş gemilerinin Boğazlardan geçişi de, Montreux Sözleşmesi’nde su üstü ve denizaltı gemiler, Karadeniz’de kıyısı bulunan ve bulunmayan devletlere ait gemiler için  ayrıntılı hükümlerle düzenlenmiştir. Savaş gemilerinin Boğazlardan geçmesi için Türkiye Hükümetine diplomatik yoldan önbildirimde bulunulması gerekir. Önbildi-rimin 8 günlük normal süresi, Karadeniz’de kıyısı  bulunmayan devletler için 15 güne çıkarılabilir (m. 13). Boğazlarda transit olarak bulunabilecek tüm yabancı deniz kuvvetlerinin en yüksek tonaj toplamı 15.000 tonu geçemez (m. 14).  

Örnek olarak yukarıda bazı hükümleri özetlenen Montreux Boğazlar Sözleşmesi’nin İstanbul Kanalı hakkında uygulanıp uygulanmayacağı, Kanalın açılmasıyla gündeme gelecek en önemli uluslararası hukuk sorunu olacaktır. Uygulandığı takdirde oradaki sınırlamalar İstanbul Kanalı hakkında da geçerli olacak, örneğin geçiş için Sözleşme’nin I. Ekinde öngörülenlerden başka hiçbir resim ve harç, hiçbir ücret alınamayacaktır. Geçişin ücretli olması durumunda ise İstanbul Boğazından ücretsiz geçiş olanağı varken, ücret ödeyerek Kanaldan geçmek, çok istisnaî durumlar dışında tercih edilecek bir yol değildir. Bu, İstanbul Kanalı için yapılacak yatırımın rantabl olmayacağı anlamına gelir.

  Montreux Boğazlar Sözleşmesi İstanbul Kanalı hakkında uygulanmadığı takdirde bu, açılan Kanalla Sözleşme’nin delinmesi, başka bir deyişle, dolanılması demektir. 83 yıllık Sözleşme’yi tartışılır hâle getirecek durum  budur.

Her iki sonuç, İstanbul Kanalı’nın Türkiye’ye hiçbir yarar sağlamayacak, hatta Türkiye için sakıncalar doğuracak  gerçek bir ‘çılgın proje’ olduğunu göstermektedir. Oysa Türkiye’nin akla ve bilime dayalı projelere ihtiyacı vardır.”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500