Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert

AİHM KARARLARI

“AİHM Büyük Dairesi’nin kararları kesindir. AİHS ve ek protokollerini imzalamış olan devletler, bu kararlara uymayı taahhüt etmişlerdir. AİHS ve onu değiştiren 11. Protokolü imzalamış ve onaylamış olan Türkiye için de aynı durum söz konusudur. Dolayısıyla Türkiye’nin Demirtaş’ın tahliyesi hakkında Büyük Daire’nin verdiği kesin karara uyması, ‘kanun hükmünde’ olan 11. Protokol ile değişik AİHS’nin gereğidir.”

AİHM KARARLARI
AİHM KARARLARI BafraHaber

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesinin hâlen tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selâhattin Demirtaş’ın tahliye edilmesi konusunda  verdiği karara karşı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gösterdiği tepki dolayısıyla eski Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, yazılı bir açıklama yaptı:

AİHM Büyük Dairesinin dört yıldan beri tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selâhattin Demirtaş’ın tahliyesi konusunda  verdiği karar, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 5. maddesinin 3. fıkrası ile 6. maddesinin 1. fıkrasında  öngörülen makul bir süre içinde’  yargılanma kriteri açısından değerlendirilmelidir. Dört yıllık bir süre, tutukluluk için  makul bir süreolarak kabul edilemez.

AİHM Büyük Dairesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) çerçevesinde bir karar vermiştir. AİHS, 11. Protokol ile değişik metniyle yürürlüktedir. Türkiye, 4 Kasım 1950de Romada imzaladığı İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Koruma Sözleşmesi ve Buna Ek Protokolü 10.3.1954 tarih ve 6366 sayılı Kanunla, 11 Mayıs 1994te imzaladığı İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin Oluşturduğu Denetim Mekanizmasının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 11 No.lu Protokolü 14.5.1997 tarih ve 4255 sayılı Kanunla onaylamıştır. 

AİHSnin AİHM ilgili hükümleri arasında Kararların bağlayıcılığı ve uygulanması” kenar başlığıyla yer alan 46. maddesinin 1. fıkrası şöyledir:

Yüksek Sözleşmeci Taraflar, taraf oldukları davalarda Mahkemenin kesinleşmiş kararlarına uymayı taahhüt ederler.

AİHSnin Kesin hükümlerkenar başlıklı 44. maddesinin 1. fıkrasına göre;  Büyük Dairenin kararı kesindir.

Anayasamızın 90. maddesinin son fıkrası uyarınca Usulüne göre yürürlüğe konulmuş olan milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir.'

Yukarıda sıralanan hükümlerden anlaşılacağı üzere; AİHM Büyük Dairesinin kararları kesindir. AİHS ve ek protokollerini imzalamış olan devletler, bu kararlara uymayı taahhüt etmişlerdir. AİHS ve onu değiştiren 11. Protokolü imzalamış ve onaylamış olan Türkiye için de aynı durum söz konusudur. Dolayısıyla Türkiyenin Demirtaş’ın tahliyesi hakkında Büyük Dairenin verdiği kesin karara uyması,  kanun hükmündeolan 11. Protokol ile değişik AİHSnin gereğidir.

AİHMye iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra’  başvurulabilmesi, AİHSnin 35. maddesinde öngörülen bir kabul edilebilirlikkoşuludur. Ancak davaların çok uzun süre devam etmesi durumunda da AİHM, kişisel başvuruları kabul etmektedir. Demirtaş’ın 4 yıllık tutukluluk  süresi de, başvuruda bulunabilmek için yeterli bir süre olarak kabul edilmiş olmalıdır. Bu, AİHM uygulamalarına uygundur.

Bu nedenlerle AİHM ve Büyük Dairenin Demirtaş kararı hakkındaki öfkeli değerlendirmeler, hukukî dayanaktan yoksundur.”

x1a60dov73j9ce8wawvn.jpg

 

HİKMET SAMİ TÜRK
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500