Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert

ANAYASA VE CUMHURİYET İDEOLOJİSİ

Prof. Dr. Türk: “Öyle anlaşılıyor ki, yürürlükteki Anayasa’nın Başlangıcında ve ilk üç maddesinde ifadesini bulan Cumhuriyet ideolojisine, Atatürk adına yer vermeyecek yeni bir Anayasa yapılmak isteniyor. Fakat hukukî plânda Anayasa değişikliklerinin sınırlarını çizen 4. madde buna olanak vermeyeceği gibi; Türk Milleti de böyle bir değişikliği kabul etmeyecektir.”

ANAYASA VE CUMHURİYET İDEOLOJİSİ
ANAYASA VE CUMHURİYET İDEOLOJİSİ Admin

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AKP Genel Başkanı sıfatıyla dün  Partisinin 7. Olağan Kongresinde yaptığı konuşmada başta siyasî partiler olmak üzere herkese çağrıda bulunarak söylediği “Gelin, ideolojik, zümrevî ve kişisel tüm bagajlarımızı, duvarlarımızı ve şerhlerimizi bir kenara bırakarak, Türkiye’yi … yeni bir anayasaya kavuşturalım.” sözü hakkında eski Devlet, Millî Savunma ve Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, yazılı bir değerlendirme yaptı:

“AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın bu sözleri, 12 Eylül 1980 askerî darbesinden sonra yapıldığı için darbe anayasası olarak nitelediği, fakat yürürlükteki metnine gelmesinde 2002’den itibaren kendi Partisinin birinci derecede etkili olduğu Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın eleştirisini de içeren bir çağrı niteliğindedir. 1982 Anayasası’nın ideolojisi, Başlangıcında ve ilk üç maddesinde belirtilen nitelik ve  özellikleriyle Türkiye Devletinin Cumhuriyet ideolojisidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal temelleri olan bu nitelikler, 2. maddede ‘insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devleti’ olarak sıralanmıştır. 3. maddede Türkiye Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, resmî dili Türkçe, beyaz ay yıldızlı al bayrağı, millî marşı İstiklâl Marşı ve başkenti Ankara belirtilmiştir.

4. madde, ilk üç madde hükümlerinin ‘değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez’  niteliğini belirtiyor. AKP Genel Başkanı, yapmak istedikleri değişiklikler için bu duvarın aşılması gerektiğini vurguluyor. Fakat 2017 yılında 6771 sayılı Kanun’la Anayasa’nın 70 maddesinde yapılan değişikliklerle getirilen, kuvvetler ayrılığı ilkesi ile bağdaşmayan, yürütmeyi tek başında elinde tutan, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yasama yetkisine ortak olan, bağımsız yargıyı kontrol altına alma olanağı bulunan bir Cumhurbaşkanı öngören, denetim ve denge mekanizmalarından yoksun alaturka başkanlık sistemi devam edecektir. O konuda herhangi bir özeleştiri yok.  

Anayasa, 6. maddesinde ‘Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz.’ hükmüne yer veriyor; 68. maddesinde ‘sınıf veya zümre diktatörlüğünü’ yasaklıyor. Bu hükümleri gerektiği gibi uygulamaktan başka ne yapılabilir?

Anayasa’da adı geçen tek kişi, Cumhuriyetin kurucusu Atatürk’tür. Adı Başlangıçta  ‘Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı’, 2. maddede aynı anlamda ‘Atatürk milliyetçiliği’;  42. maddede eğitim ve öğretimin  ‘Atatürk ilkeleri ve inkılâpları doğrultusunda’  yapılması bağlamında geçmektedir.

Öyle anlaşılıyor ki, yürürlükteki Anayasa’nın Başlangıcında ve ilk üç maddesinde ifadesini bulan Cumhuriyet ideolojisine, Atatürk adına yer vermeyecek yeni bir Anayasa yapılmak isteniyor. Fakat hukukî plânda Anayasa değişikliklerinin sınırlarını çizen 4. madde buna olanak vermeyeceği gibi; Türk Milleti de böyle bir  değişikliği kabul etmeyecektir.

Öncelik ve ivedilikle yapılması gereken, 7.11.1982 tarih ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nı, 16.4.2017 tarih ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun kabulü tarihine kadar yürürlükte bulunan değişiklikleriyle birlikte tekrar yürürlüğe koyacak; 6771 sayılı Kanun’la yapılmış olan değişiklikleri yürürlükten kaldıracak; halkoyuna sunulmak üzere yürürlük tarihini gösterecek 2 maddelik bir   Anayasa değişikliğidir.”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500