Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert

İNSAN HAKLARI, LOZAN VE MONTRÖ SÖZLEŞMELERİ

“Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden çekilmek, Anayasa’ya aykırı olduğu kadar, Türkiye’yi insan haklarını tanımayan bir devlet durumuna da düşürecek bir işlem olur.

İNSAN HAKLARI,  LOZAN VE MONTRÖ  SÖZLEŞMELERİ
İNSAN HAKLARI,  LOZAN VE MONTRÖ  SÖZLEŞMELERİ BafraHaber

1923te Türkiye Devletinin sınırlarını çizen Lozan Barış Antlaşması’ndan sonra, 1936da Montreux Boğazlar Sözleşmesi onu tamamlayan, Türkiyenin Boğazlar üzerindeki tam egemenliğini tanıyan uluslararası antlaşmadır.”

TBMM Başkanı Mustafa Şentopun Türkiyenin İstanbul Sözleşmesinden çekilmesi ile ilgili bir televizyon programında Bir gün bir Cumhurbaşkanı ‘Ben, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinden çekildim veya Montrö Boğazlar Sözleşmesini feshettimdiyebilir mi?”  sorusuna Yapabilir” yanıtını vermesi ile ilgili olarak eski Devlet, Millî Savunma ve Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, yazılı bir  açıklama yaptı:

TBMM Başkanı Şentopun Cumhurbaşkanının tek başına vereceği bir kararla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinden çekilebileceğini veya Montreux (Montrö) Boğazlar Sözleşmesini feshedebileceğini söylemesi hayret vericidir. Bu sözleşmeler, Anayasanın 90. maddesi uyarınca Meclisin onayı ile Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalarolarak kanun hükmündedir; hatta bir uyuşmazlık durumunda diğer kanunların üstündedir.

Türkiye, Anayasanın 2. maddesi uyarınca insan haklarına saygılı … bir hukuk devletiolarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokollerini onaylamış bir devlettir. Dolayısıyla bu Sözleşmeden çekilmek, Anayasaya aykırı olduğu kadar, Türkiyeyi insan haklarını tanımayan bir devlet durumuna da düşürecek bir işlem olur.

 Montreux Sözleşmesi, Boğazlardan barış ve savaş zamanında geçiş ve gidiş-geliş serbestliğini düzenleyen bir uluslararası bir sözleşmedir. 1923te Türkiye Devleti-nin sınırlarını çizen Lozan Barış Antlaşması’ndan sonra,  1936da Montreux Boğazlar Sözleşmesi onu tamamlayan, Türkiyenin Boğazlar üzerindeki tam egemenliğini tanıyan uluslararası antlaşmadır.

Türkiyenin yürürlükteki en eski uluslararası antlaşmaları olan 98 ve 85 yıllık bu antlaşmalardan çekilmek veya bunları feshetmek, Anayasanın 104. maddesinde sadece milletlerarası antlaşmaları onaylaması ve yayımlaması öngörülmüş olan Cumhurbaşkanının yetkisi içinde değildir. Kaldı ki, böyle bir işlem, sonuçları itibariyle Türk Ceza Kanununun 302. maddesinde müebbet hapis cezası ilecezalandırılması öngörülen  Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak’  suçunu oluşturur.

Meclis Başkanı, kendisine sorulan soruya Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminde Cumhurbaşkanının sınırlandırılmamış yetki genişliğini ifade etmek için Yapabiliryanıtını vermiş olmalıdır. Yoksa yukarıda kısaca değinilen hususları      bilmediği düşünülemez.”

 

nhyi9h7zh7ahq0fcn0m.jpg

 

HİKMET SAMİ TÜRK
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500