Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert

MONTREUX (MONTRÖ) BOĞAZLAR SÖZLEŞMESİ’Nİ KANAL İSTANBUL İLE DELMEK

“Montreux Sözleşmesi hükümlerine tâbi olmayacağı düşüncesiyle açılacak İstanbul Kanalı’nın 85 yıllık barış denizi Karadeniz’in savaş alanına dönüşmesine yol açabilme olasılığı gözden uzak tutulmamalıdır. Böyle bir durumda Türkiye ‘rahat ve huzurlu’ kalabilir mi?”

MONTREUX (MONTRÖ) BOĞAZLAR SÖZLEŞMESİ’Nİ KANAL İSTANBUL İLE DELMEK
MONTREUX (MONTRÖ) BOĞAZLAR SÖZLEŞMESİ’Nİ KANAL İSTANBUL İLE DELMEK BafraHaber

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu gün (14.4.2021) yaptığı bir konuşmada söylediği “Kanal İstanbul’un Montreux (Montrö) Boğazlar Sözleşmesi ile uzaktan yakından alâkası yok. Bu Kanal bizi çok daha rahat ve huzurlu yapacak.” sözleri üzerine eski Devlet, Millî Savunma ve Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, yazılı bir açıklama yaptı:

“Öyle anlaşılıyor ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Montreux Boğazlar Sözleş-mesi’nin açılacak Kanal İstanbul ya da –Türkçe doğru isim tamlamasıyla– İstanbul Kanalı hakkında uygulanmayacağını, o şekilde ‘daha rahat ve huzurlu’ olacağımızı düşünmektedir.

 Boğazlar üzerinde Türkiye’nin tam egemenliğini kuran ve 85 yıldır yürürlükte olan Montreux (Montrö) Boğazlar Sözleşmesi’nin İstanbul Kanalı hakkında uygulanmaması, Sözleşme’nin kanal açarak delinmesi, dolaylı yoldan çiğnenmesi demektir. Kanuna karşı hile anlamına gelecek olan bu durumunSözleşme’yi  tartışmalı hâle getirmesi kaçınılmazdır.

Oysa Montreux Sözleşmesi, Karadeniz’de kıyısı bulunan devletler (bugün Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Moldova, Ukrayna, Rusya Federasyonu, Gürcistan) ile kıyısı bulunmayan devletler (örneğin ABD, Fransa, Almanya, İngiltere, İtalya, İspanya, Portekiz, Yunanistan, İran, Çin, Japonya vb) arasında çok duyarlı bir denge kurmuştur. Nitekim 18. maddesinin 1. fıkrası uyarınca Karadeniz’de kıyısı bulunmayan devletlerin barış zamanında Türk Hükümetinden izin alarak bu denizde bulundurabilecekleri savaş gemilerinin toplam tonajı sınırlandırılmıştır. 18.  maddenin 2. fıkrası uyarınca Karadeniz’de kıyısı bulunmayan devletlerin savaş gemileri, hangi amaçla olursa olsun, bu Denizde 21 günden çok kalamaz.

 Eğer İstanbul Kanalı bu sınırlamaları aşmak için inşa edilirse, Montreux Sözleşmesi’nin sözü edilen hükümleri fiilen ilga edilmiş olur.  Bu, Türkiye’ye hiçbir yarar sağlamayacak yanlış bir uygulama olur. Doğru olan, Montreux Sözleşmesi ile kurulan dengenin korunmasıdır. Çünkü Montreux Sözleşmesi, Karadeniz’in bir barış denizi olarak kalmasını sağlamıştır. Eğer İstanbul Kanalı ile örneğin ABD savaş gemilerine Montreux Sözleşmesi sınırlamalarına tâbi olmaksızın Karadeniz’e geçiş yolu açılırsa; bu, ABD ile Rusya Federasyonu arasında silâhlıbir  çatışma ortamına kadar gidebilecek olaylara yola açabilir.

Nitekim son günlerde ABD’nin Rusya Federasyonu ile sınır uyuşmazlığı olan Ukrayna’ya destek vermek için Karadeniz’e iki savaş gemisi göndereceğini açıklaması üzerine;Rusya da, karşı önlem olarak Hazar Denizi Filosuna ait 15 savaş gemisini tatbikat için Karadeniz’e yönlendirmiştir. Bu, Karadeniz’de suların ısınmaya başlaması demektir.

Eğer Montreux Sözleşmesi sınırlamalarıiçinde  dahi  böyle bir durum ortaya çıkabiliyorsa; Sözleşme hükümlerine tâbi olmayacağı düşüncesiyle açılacak İstanbul Kanalı’nın 85 yıllık barış denizi Karadeniz’in savaş alanına dönüşmesine yol açabilme olasılığı gözden uzak tutulmamalıdır.Böyle bir  durumda Türkiye ‘rahat ve huzurlu’kalabilir mi?”

HİKMET SAMİ TÜRK
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500