Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert

MARMARA MÜSİLAJI

MARMARA MÜSİLAJI, İSTANBUL KANALI VE KARADENİZ

MARMARA MÜSİLAJI
MARMARA MÜSİLAJI Admin

Prof. Dr. Türk:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Marmara’daki müsilajın Karadeniz’e de yayılmasından korkması, haklı bir endişedir. Ancak bu endişenin sonucu, müsilajı kolaylaştıracak girişimlerden kaçınmak olmalıdır. Bu bağlamda ekolojik dengeleri bozacak etkileri, Trakya bölgesinde karayolu ve demiryolu ulaşımı bakımından yaratacağı sorunlar uzmanlarca yeterince açıklıkla belirtilmiş olan İstanbul Kanalı’nın Marmara Denizi’ndeki müsilajın Karadeniz’e yayılmasını kolaylaştıracağı açıktır. Sadece bu olasılık dahi, o  çılgın proje’den  vazgeçilme-sini gerektirecek ağırlıktadır.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla 10 millet bahçesinin açılış töreninde yaptığı konuşmada Marmara Denizindeki müsilaj (deniz salyası) sorununa değinerek söylediği “Haliç’i nasıl temizlediysek, müsilaj belâsından denizlerimizi kurtaracağız. Korkum Karadeniz’e yayılması”  sözü dolayısıyla eski Devlet, Millî Savunma ve Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, yazılı bir değerlendirme yaptı:

“Marmara Denizi'nde şimdi yüzeye çıkan müsilaj olayının Deniz çevresindeki şehirlerin evsel, bölgedeki fabrikaların endüstriyel atık sularının arıtılmadan akarsularla Denize gitmesi veya  derin deşarj yoluyla Denize boşaltılması ve diğer etkenlerle meydana gelen deniz kirliliğinin sonucu olduğu anlaşılıyor.

Anayasa’mızın 56. maddesinin II. fıkrasına göre  ‘Çevreyi geliştirmek, … ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.’ Çevre Kanunu’nun ‘Çevrenin korunması’ kenar başlıklı 9. maddesinin (h) bendine göre ‘Ülkenin deniz, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının … korunarak kullanılmasının sağlanması ve kirlenmeye karşı korunması esastır. Atıksu yönetimi ile ilgili politikaların oluşturulması ve koordinasyonun sağlanması Bakanlığın (Çevre ve Şehircilik Bakanlığının) sorumluluğundadır.’ 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın görevleri ile ilgili 97. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde genel olarak ‘çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik prensip ve politikaların belirlenmesi  amacıyla gerekli çalışmaları yapmak’ da belirtilmiştir.

O nedenle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘müsilaj belâsından denizlerimizi kurtaracağız’ sözü, Anayasa, Çevre Kanunu ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile verilen  bir görevin yapılması bakımından umut vericidir. Bu görevin gecikmeden yerine getirilmesi gerekir. Üç tarafı denizle çevrili bir ülkeyiz. Daha şimdiden basında  Marmara Denizindeki  müsilajın Ege ve Akdeniz’i de tehdit etmeye başladığına ilişkin haberler yer alıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Marmara’daki müsilajın Karadeniz’e de yayılmasından korkması, haklı bir endişedir. Ancak bu endişenin sonucu, müsilaja yol açabilecek, müsilajı kolaylaştıracak girişimlerden kaçınmak olmalıdır. Bu bağlamda Marmara ve Karadeniz arasında ekolojik dengeleri bozacak etkileri, Trakya bölgesinde karayolu ve demiryolu ulaşımı bakımından yaratacağı sorunlar uzmanlarca yeterince açıklıkla belirtilmiş olan İstanbul Kanalı’nın Marmara Denizi’ndeki müsilajın Karadeniz’e de yayılmasını kolaylaştıracağı açıktır. Sadece bu olasılık dahi, –Cumhurbaşkanın Erdoğan’ın kendi ifadesiyle–  o ‘çılgın proje’den  vazgeçilmesini gerektirecek ağırlıktadır.” 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500