Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert

KABİNE TOPLANTISI

Cumhurbaşkanının tek başına alacağı kararlar için danışma amacıyla bakanlarının görüşlerini almak gereksinmesini duyduğu anlaşılıyor.

KABİNE TOPLANTISI
KABİNE TOPLANTISI Admin

Prof. Dr. Türk:

“Cumhurbaşkanının tek başına alacağı kararlar için danışma amacıyla bakanlarının görüşlerini almak gereksinmesini duyduğu anlaşılıyor. Bu durum, 2017 yılında yapılan Anayasa değişiklikleriyle getirilen yeni sistemin eksikle-rinden birini, bu sistemle ortaya çıkan bir boşluğu göstermektedir Cumhur-başkanı, bu eksikliği Anayasa’da yeri kalmayan kabine toplantıları ile gidermeye ve boşluğu kapatmaya çalışmaktadır. 

Yapılması gereken, bu durumdan gereken sonucu çıkarmak ve  Cumhur-başkanının ‘mazi’ olduğunu söylediği parlâmenter sisteme yeniden dönüşü sağlayacak Anayasa değişikliğini gerçekleştirmektir. Anayasa değişikliği için gereken toplumsal mutabakat da, ancak böyle bir değişiklik üzerinde sağlana-bilir.”

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 Haziran 2021 Pazartesi günü  yapılacak olan NATO Liderler Zirvesine  katılmak üzere Brüksel’e gitmeden önce, iki haftada bir Pazartesi günleri  yapılan kabine toplantısının Zirve dolayısıyla  10 Haziran 2021 Perşembe gününe  çekilmesi üzerine; eski Devlet, Millî Savunma ve Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk,  hukukî açıdan “kabine” kavramı hakkında yazılı bir açıklama yaptı:

“Bu sözcük, Fransızca’da başka anlamları da olan ‘cabinet’ sözcüğünün Türkçe’ye Bakanlar Kurulu, Hükûmet  anlamıyla girmiş şeklidir. Konuşma ve yazı dilinde bu anlamda kullanılan ‘kabine’ sözcüğü, Türkiye’nin 1876’dan beri yaptığı beş anayasadan hiçbirine girmemiştir. 1876’da I. Meşrutiyet’le birlikte ilân edilen Kanun-i Esasî’de ‘Meclis-i Vükelâ’, II. Meşrutiyet döneminde  1909 değişiklikleri arasında ‘Heyet-i Vükelâ’; 1921 Teşkilâtı Esasiye Kanunu’nda ‘Heyet-i Vekile’ ve  ‘İcra Vekilleri Heyeti’; 1924 Teşkilâtı Esasiye Kanunu’nda yine ‘İcra Vekilleri Heyeti’ ve ‘Hükûmet’ terimleri kullanılmış; 1945’te yapılan Anayasa Türkçeleştirmesiyle ‘Bakanlar Kurulu’ terimi gelmiş; 1961 ve 1982 Anayasaları, ‘Bakanlar Kurulu’ ve ‘Hükûmet’ terimleriyle devam etmiştir.

Fakat 21.1.2017 tarihinde TBMM tarafından, 16.4.2017 tarihinde halkoyu ile kabul edilen, yürütme yetki ve görevini Cumhurbaşkanına veren, böylece bir tek adam yönetimi getiren 6771 sayılı Kanun, Bakanlar Kurulu ve Hükümetle ilgili Anayasa hükümlerinin hepsini yürürlükten kaldırmıştır. Gerçi parlâmenter rejime son veren ve kendine özgü, denge ve denetim mekanizmalarından yoksun bir alaturka başkanlık sistemi getiren  bu köklü değişikliklerden sonra da  Cumhurbaşkanı tarafından atanan ve görevlerine son verilen bakanlar vardır. Ancak  Cumhurbaşkanına karşı sorumlu olan bu bakanlar, bir kurul oluşturmazlar. Dolayısıyla ortada Meclis’in güveniyle görev yapan ve Meclis’e karşı sorumlu bir Bakanlar Kurulu yoktur.

Bu durumda ‘kabine toplantısı’ ne anlama geliyor? Anayasa’da adı dahi geçmeyen ve bir kurul organ oluşturmayan bir kabine, hukukî geçerliği olan herhangi bir karar alamaz. Çünkü Anayasa’nın hâlâ yürürlükte olan 6. maddesinin III. fıkrasındaki son cümleye göre ‘Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.’

Ancak Cumhurbaşkanının tek başına alacağı kararlar için danışma amacıyla bakanlarının görüşlerini almak gereksinmesini duyduğu anlaşılıyor. Bu durum, 2017 yılında yapılan Anayasa değişiklikleriyle getirilen yeni sistemin eksiklerinden birini, bu sistemle ortaya çıkan bir boşluğu göstermektedir Cumhurbaşkanı, bu eksikliği Anayasa’da yeri kalmayan  kabine toplantıları  ile gidermeye ve  boşluğu kapatmaya çalışmaktadır. 

Yapılması gereken, bu durumdan gereken sonucu çıkarmak ve Cumhurbaş-kanının ‘mazi’ olduğunu söylediği parlâmenter sisteme yeniden dönüşü sağlayacak Anayasa değişikliğini gerçekleştirmektir. Anayasa değişikliği için gereken toplumsal mutabakat da, ancak böyle bir  değişiklik üzerinde sağlanabilir.”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500