Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert

SİYASÎ PARTİ KAPATMA DAVALARI

SİYASÎ PARTİ KAPATMA DAVALARI VE YARGI BAĞIMSIZLIĞI

SİYASÎ PARTİ  KAPATMA  DAVALARI
SİYASÎ PARTİ  KAPATMA  DAVALARI Admin
Prof. Dr. Türk:
“Bir hukuk devletinde herkesin yargı bağımsızlığına saygı göstermesi, söylediği her sözde buna dikkat etmesi gerekir.”
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı  tarafından Halkların Demokratik Partisi (HDP) hakkında Anayasa Mahkemesi’nde ikinci kez açılan kapatma davası  dolayısıyla Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Partisinin dünkü Meclis Grubu toplantısında söylediği “HDP’nin kapatılması siyasetten, demokrasiden kaydının silinmesi, hepimizin, özellikle AYM’nin namus borcudur. Bu bölücü örgütün TBMM’de bulunması cinayettir.” sözü üzerine  eski Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, yazılı bir değerlendirme yaptı:
“Siyasî partileri ‘demokratik siyasî hayatın vazgeçilmez unsurları’ olarak gören Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, kapatılmalarını da bu anlayış içinde düzenlemiştir. Gerçekten siyasî partilerin hangi hâlde, hangi nedenlerle nasıl kapatılacağı ya da Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılacağı, bu konuda Anayasa Mahkemesi’nce hangi nitelikli çoğunlukla karar verileceği Anayasa’nın 68, 69 ve 149. maddelerinde ayrıntılı bir biçimde  düzenlenmiştir.  
Keza Siyasî Partiler Kanunu’nun ‘Siyasî Partilerin Kapatılması’ başlıklı Beşinci Kısmında yer alan 98-110. maddeleri ile Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un ‘Siyasî parti kapatma davaları’ kenar başlıklı 52. maddesi,  konu ile ilgili ayrıntılı hükümlere yer vermiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin şimdiye değin çeşitli siyasî partiler hakkında   bölücülük, lâikliğe aykırı faaliyetler veya hem bölücülük, hem lâikliğe aykırı faaliyetler ya da mevzuatın öngördüğü gerekleri yerine getirmemek nedenleriyle verdiği kararları olduğu gibi; lâikliğe aykırı faaliyetler nedeniyle verdiği Devlet yardımından kısmen yoksun bırakma kararı da vardır.  Dolasıyla Anayasa Mahkemesi bu konuda yeterli içtihat birikimine sahiptir. Ayrıca Türkiye dahil, Avrupa Konseyi üyesi bazı devletlerdeki siyasî parti kapatmaları hakkında Avrupa  İnsan Hakları Mahkemesi de çeşitli kararlar vermiştir. 
Böyle bir içtihat birikimine sahip Anayasa Mahkemesi, HDP  hakkındaki dava da yukarıda sıralanan Anayasa ve yasa hükümleri çerçevesinde bir karar verecektir. Anayasa’nın ‘Mahkemelerin bağımsızlığı’ başlıklı 138. maddesine göre; ‘Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.’ Deneyimli bir politikacı olan Bahçeli’nin Anayasa Mahkemesi önündeki bir dava hakkındaki sözleri, Partisinin Grup toplantısında söylenmiş olsa da bu hükme aykırıdır. Bir hukuk devletinde herkesin yargı bağımsızlığına saygı göstermesi, söylediği her sözde buna dikkat etmesi gerekir.   
  Öte yandan HDP, 24 Haziran 2018 milletvekili genel seçiminde % 11.70 oranında oy alarak 67 milletvekili ile Meclis’e girmiş üçüncü parti konumundadır. Bu durumu ‘cinayet’ olarak  nitelemek de, millet iradesine saygıyla, demokratik düşünce  ile bağdaşmayan talihsiz bir  açıklamadır.”

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500