Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert

HİÇBİR KİMSE, MİLLÎ İRADENİN GERÇEKLEŞMESİNİ ENGELLEYEMEZ

Prof. Dr. Türk: “İktidar değişikliğine karar verecek olan halkın verdiği oylarda ifadesini bulan millî iradedir. Dolayısıyla iktidarı yeni bir partiye veya partilere ‘teslim’ edecek olan halktır. O zaman geldiğinde hiçbir kimse, hiçbir güç, millî iradenin gerçekleşmesini engelleyemez.”

HİÇBİR  KİMSE, MİLLÎ İRADENİN  GERÇEKLEŞMESİNİ ENGELLEYEMEZ
HİÇBİR  KİMSE, MİLLÎ İRADENİN  GERÇEKLEŞMESİNİ ENGELLEYEMEZ BafraHaber

 

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün AKP Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısında  yaptığı  konuşmada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun  iktidara geldiklerinde  Cumhurbaşkanlığına ait 13 uçağı ve lüks arabaları satacaklarına ilişkin sözlerine cevap verirken küçümseyici bir ifade ile söylediği “İstikametini kaybetmiş avara kasnak gibi dolaşanlara bu memleketi teslim edemeyiz” sözü üzerine eski Devlet, Millî Savunma ve Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, yazılı bir açıklama yaptı:

“Türkiye Devleti, 98 yıllık bir Cumhuriyettir. Üç kez askerî darbe veya müdahalelerle  kesintiye uğrasa da 76 yıldan beri çok partili demokratik rejimi yürütmeye çalışıyor.

  Halk yönetimi demek olan Cumhuriyet ve halk iktidarı demek olan demokrasi,  halkın belirli aralarla yaptığı seçimlerle ortaya çıkan millî iradenin yaptığı tercihlerle işlerlik kazanır. Bu seçimlerle halk, hangi parti veya partilerin iktidar, hangilerinin muhalefet olarak görev yapacağını, bu görevlerin yasama ve yürütme organlarında kimler tarafından yerine getirileceğini belirler. Hâlen 2017 yılında yapılan  Anayasa değişikliğiyle yürürlüğe konulan ve başka hiçbir demokratik ülkede benzeri bulunmayan, erkler arası denge ve denetim mekanizmalarından  yoksun bir alaturka başkanlık sisteminin uygulandığı bir dönemden geçiyoruz. Bu sistemin kaldırılması ve yeniden parlâmenter sisteme dönüş için gerekli Anayasa değişikliğini yapacak bir parlâmento aritmetiğinin ortaya çıkması, önümüzdeki seçimlerden beklenen en önemli  sonuçtur.

Çok şükür, henüz seçimlerle gelecek yeni iktidarın önceki iktidar tarafından belirlendiği, bu anlamda memleketin yeni iktidara ‘teslim’ edildiği bir döneme gelmedik. Aslında iktidar değişikliğine karar verecek olan halkın verdiği oylarda ifadesini bulan millî iradedir. Dolayısıyla iktidarı yeni bir partiye veya partilere ‘teslim’ edecek olan halktır. O zaman geldiğinde hiçbir kimse, hiçbir güç, millî iradenin gerçekleşmesini engelleyemez. Serbest seçimlerde ifadesini bulan demokratik yarış, kazanmak kadar kaybetmesini de bilmeyi gerektirir. Ülkeyi yalnız kendilerinin yönetebileceğini düşünmek, demokratik rejime inançsızlık  ifadesidir.

Soyadını 1921’de Batı Cephesi Komutanı olarak kazandığı I. ve II. İnönü zaferlerinden alan, Cumhuriyet döneminde Başvekil/Başbakan olarak 10 Hükümet kuran, Mustafa Kemal Atatürk’ten sonra en  uzun süre Cumhurbaşkanlığı yapan İsmet İnönü’nün, Genel Başkanı olduğu CHP’nin kaybettiği, Atatürk’ün ikinci  Başvekili Celâl Bayar ve arkadaşlarının kurduğu  DP’nin ‘ak devrim’ niteliğinde bir seçimle iktidara geldiği 14 Mayıs 1950 seçimi için ‘En büyük yenilgim, en büyük zaferimdir.’ dediğini hatırlamakta yarar var. Çünkü o gün 1945’te kendisinin Cumhurbaşkanı olarak geçiş işaretini verdiği çok partili demokratik rejim kazanmıştı.”

HİKMET SAMİ TÜRK
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500