Diplomalı anne babalar
GENÇ İŞADAMLARI ANITKABİR’DE
ZİHNİ ŞAHİN “BAFRA DEĞİŞİM VE GELİŞİM YAŞIYOR”
93. Yılı Coşkuyla Kutladırlar
Bu yazı 25 Ağustos 2011, Perşembe 17:59:23 tarihinde eklendi. 5584 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

KIZILIRMAK’IN GERDANLIĞI ÇETİNKAYA KÖPRÜMÜZ - Alptekin Ahıshalıoğlu

Bafra ismi ile özdeşleşen iki simgeden biridir anlı şanlı Çetinkaya köprümüz.
KIZILIRMAK’IN GERDANLIĞI ÇETİNKAYA KÖPRÜMÜZ

Bafra ismi ile özdeşleşen iki simgeden biridir anlı şanlı Çetinkaya köprümüz. Adına pek çok hikayeler uydurulmuş, hatta meşhur “Köprüden geçti gelin” türküsünü bile Bafra'ya mal edenler çıkmıştır. Yarım yamalak birkaç parça bilgi sahibi olan bir iki palavra atıyor, dinleyenler de, “Demek ki bu işin doğrusu buymuş” deyip duyduğuna inanıyor… Yanlışlar zincirleme giderek, defineci hikayelerinde olduğu gibi, günün birinde bu yalanı söyleyen bile kendi uydurduğu zırvaya inanıyor.

Diğer simgemiz olan tütünü yitireli ise hayli zaman oldu. Bafra olarak bütün eski değerlerimizi kaybetmeye hızla devam ediyoruz. Birkaç duyarlı arkadaşımızla sohbetlerimizde, şehrimizi “şehir” olmaktan çıkaran yerel yönetimlerimizin ve yerel yöneticilerimizin basiretsizliklerinin, ülkenin gözbebeği olması gereken Bafra'yı tanınmaz hale getirdiği, kuşku götürmez bir gerçek olarak karşımızda duruyor.

Şöyle, kırk yıl öncesinin Bafra'sını gözünüzün önüne getirin… Çok fazla şey hatırlamaya çalışmanızı istemeyeceğim. Yalnızca üç beş ayrıntıyı; o günlerin bahçeli evlerini, muntazam arastaları, Cumhuriyet Meydanı’nı ve sosyal hayatı bir hatırlayın, fazla söze gerek kalmaz… Artık köprülerin altından çok sular akmış ve olanlar olmuştur… İşin fenası, kayıplarımızı artık telafi etmek de imkânsızdır.

Elimizde kalan en güzel eser ise Çetinkaya köprümüzdür. Köprümüz bir anıt eserdir. Yakın bir geçmişte ona da tasallut edildiğine tanık olduk. Köprünün küçücük kaldırımından zebellah gibi bir su borusu geçirip berbat bir görüntü yaratmayı bile başardık. Şu anda o çirkin görüntülü boru bir iş görüyor mu bilmiyorum. Ama o kötü görüntüyü, yandaki yeni köprünün altından geçirip gözlerden uzaklaştırmak, simge köprümüzü güzelce elden geçirerek boyamak, ışıklandırmak çok mu zor bir iştir? Eski Bafra ile ve köprünün açılışı ile ilgili belgesel fotoğraflar, dünyanın birçok ülkesinde örneklerini görebileceğimiz gibi, bir açıkhava müzesi anlayışı içinde köprü duvarlarında teşhir etmeyi olsun başaramaz mıyız?

Farkında olmamız gereken en önemli nokta, köprümüzün, Cumhuriyet Türkiye’sinin güzide eserlerinden biri olmasıdır. Bu esere sahip çıkmak ise, biz Bafralıların ihmal edilemez önemde bir görevi olmalıdır diye düşünüyorum.

4 Kasım 1937 tarihinde hizmete açılan köprümüzün açılış konuşmasını yapan o günkü belediye başkanımız Zihni Lokman'ın, eliyle önce eski tahta köprüyü işaret ederek, “ İşte saltanat” deyişi ve hemen ardından yeni köprüyü göstererek, “İşte Cumhuriyet” demesi, o günlerde henüz genç bir sistemin genç bir mensubu ve yöneticisi olması açısından bakılınca, ne kadar manidardır…

Köprünün başmühendisi Sıtkı Tümer beyefendi, Bafra'nın eniştesidir. Hacıbaşızâde Celal Bey’in kızı Samiye Hanım'la evlidir. Samiye halamız, babamın çocukluk arkadaşıdır. Bir gün iki çocuk kavga edip küsmüşler… Babam, o küskünlükle, evdeki kediye “Samiye” ismini vermiş!.. “Samiye gel, pisi pisi” deyip Samiye halayı kızdırırmış!.. Yıllar önce Samsun'daki dükkânıma gelen dünya tatlısı Samiye Hala’ya bunu anlattığımda, “Oğlum senin baban gibi bir afacan belki yeryüzüne gelmemiştir!” diye cevap verdiğini dün gibi hatırlıyorum.

Mayıs ayının sonlarında Samiye halamızın kızları beni işyerimde ziyaret ettiler. Köprü açılışındaki resimlerle bazı belgeleri de bilâhare gönderdiler. Köprünün açılış töreninde hazır bulunan resmi zevat, açılış kordelasını eniştemiz Sıtkı Tümer'e kestirmişler; “Sizin emeğiniz herkesten fazla… O sebeple kordelayı kesmek size yakışır” demişler… İşte bu tarihi hatıranın dilsiz tanığı olan kordelayı, Sıtkı Bey’in eşi Samiye halamız, tam 74 yıldır saklamış! “Ablalarım” dediğim kızları, şimdi harıl harıl bu kordelayı arıyorlar… Buldukları zaman bana gönderecekler. Ben de bu kordelayı, büyüttürmeyi düşündüğüm açılış resminin yanına yerleştireceğim ve altına hikayesini de ekleyip, yakında hizmete girmesini dört gözle beklediğimiz şehir müzemize armağan edeceğim.

Çetinkaya Köprüsü’nün yanındaki eski cezaevinin bir “Bafra Tütün Müzesi”ne dönüştürülmesi ne kadar hoş olur diye bazı arkadaşlarla çalışmalara da başlamıştık. Yunanistan'ın Kavala şehrindeki tütün müzesi hakkında bir araştırma yapıp, orada yaşayan kadim Bafralılardan bu konuda bize yardım etmelerini rica etmiş, olumlu cevaplar da almıştık ama ne yazık ki cezaevi yıktırıldı. Bu konuda bir girişim olursa, bendeniz de elimi taşın altına koyacağımı buradan ifade etmek isterim.

Değerli hemşehrilerim, geçenlerde elime geçen salnamelerden küçük bir alıntıyı sizlerle paylaşarak yazımı noktalamak istiyorum…

1915 yılında Bafra'da nüfus 6.550 kişi imiş. Şimdi dikkat!.. Belgelerdeki şu veriler, eski Bafra’nın sosyal hayatı ve nasıl bir şehir olduğu konusunda yeteri kadar fikir verir sanıyorum:

8 Cami, 3 Kilise, 4 okul, 4 sigortacı, 5 avukat, 4 Türk hamamı, 1 banker, Reji tütün fabrikası, 2 büyük kereste atölyesi, 6 kasap, 5 ekmekçi, 5 cafe gazino, 1 tiyatro, 5 kulüp, 1 havyar satıcısı, 1 somon balığı tuzlaması satıcısı, 3 kuaför, 5 bakkal, 5 uncu, 4 saatçi, 2 otel, 2 dikiş makinesi satıcısı, 21 imalâthane, 6 doktor, 2 moda atölyesi, 4 tavuk ve yumurta ihracatçısı, 3 eczane, 3 hırdavatçı, 25 tütün tüccarı, 1 değirmen, 10 terzi, 1 camcı, 6 şarap ve sakız rakısı imalatçısı faaliyette imişler.

Bu bilgilerin ayrıntılarını daha sonra kaleme almayı düşünüyorum. Doğup büyüdüğümüz, yaşadığımız, en sonunda ebedi hayatımızı yaşayacağımız Bafra'mıza hepimizin sahip çıkması dileklerimle, Ramazan bayramınızı en halisane dileklerimle kutluyor, sürç-i lisan ettikse affola diyorum.

 

 Ağustos 2011

 Alptekin Ahıshalıoğlu

 

Hacıbaşızade Celal Bey ve Ailesi (sol başta Samiye hanım)

 

 

Çetinkaya köprüsünün açılış konuşmasını yapan Belediye başkanı Zihni Lokman'ın eski köprüyü işaret ederek "işte saltanat", yeni açılan köprüyü göstererek" işte Cumhuriyet" dediği anı belgeleyen fotoğraf.

 

 

Çetinkaya köprüsü son rötuşlar

 

 

4 Kasım 1937 Çetinkaya Köprüsünün açılış töreni

 

 

Çetinkaya Köprüsü ve arkadan görünen Tahta Köprü

Yazdır Paylaş
Diğer Alptekin Ahıshalıoğlu Yazıları
BAFRA'MIZIN EN BÜYÜK SORUNU NEDİR
SU
YOL
OTO PARK
İŞSİZLİK
KALDIRIM İŞGALİ
ÇEVRE DÜZENLEMESİ
GaziSOFT Php Profesyonel Haber Yazılımı