Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
BÜYÜKLERE MASALLAR
Prof. Dr. Dursun Kırbaş

BÜYÜKLERE MASALLAR

Patagonya ülkelerinin birinde ülkenin bir kralı varmış....

Prof. Dr. Dursun Kırbaş

Patagonya ülkelerinin birinde ülkenin bir kralı varmış. Kral ki ne kral bir dediği iki edilmez hukuk ,yasa iki dudağının arasında imiş. Kral Rahmet Tanrıverdi ülkenin tek hakimi. Kral Rahmet Tanrıverdi’nin ülkesinde sözde özgürlükler geniş, demokrasinin standartları yüksekmiş. Kralı istemeyenler çevresindekileri yemek istemekte, fakat kral yedirtmemektedir.

Yakınlarına suç üstü yapan eski ortakları ile arası bozuk olan kral ülkesinin güneyinde bir üniversiteyi ziyaret eder, öğrencilerle tanışır. Muzip karakterleriyle ünlü bu güney bölgesinin sıcak insanlarından Lemet söz alır ve sayın kralım size üç soru soracağım der.

1 . Bu kadar yıpranmış olmanız gerekirken oylarınız nasıl olduda arttı?

2. Özelleştirme adı altında, bütün önemli kurumları yabancılara sattınız, bunlardan ne kadar para kazandınız?

3. Bu paralar nerde?

    Tam bu sırada zil çalmış, kral 2. derste  devam edeceğiz deyip çıkmış.

     Derse yeniden girince “nerede kalmıştık” diye sormuş. Bu seferde Lemet’in arkadaşı Nursud ayağa kalkmış. “Bizim sorularımızı cevaplayacaktınız sayın kralım” demiş ve eklemiş size şimdi 5 sorum olacak.

1 . Bu kadar yıpranmış olmanız gerekirken oylarınız nasıl olduda arttırdınız?

2. Bütün önemli kurumları sattınız, ne kadar para kazandınız?

3. Bu paralar nerede?

4. Tenefüs zili neden yarım saat önce çaldı?

5. Lemet nerede?

Bunun üzerine kral Nursud’u muhalefetin borazanı olmakla suçlamış, bu sorulara hiç bir yanıt vermeden bu komploların, kışkırtmaların uluslararası bir komplo olduğunu ve faiz lobisinin işi olduğunu söylemiş. Kurucu kralın torunlarından olduğunu söyleyen paşa Kılıç’a gönderme

yaparak Hz. Ali ile ilgili fıkra anlatmış Rahmet Tanrıverdi. Nursud’a demişki. “Sana akıl veren paşa Kılıç’a bu fıkrayı anlat diyerek Başlamış fıkrayı anlatmaya. Bir gün Hz Ali’nin taraftarlarının  yoğun olduğu Küfe’den biri devesiyle Şam’a gelmiş, dolaşırken biri yanaşmış.

Ver o dişi deveyi bana! Tartışma büyümüş küfeli “Bu deve benimdir, üstelik dişi değil, erketir.” demişsede anlaşamamışlar, iş Muaviye’ye yansımış, halk meydana toplanmış. Muaviye, küfeli ve Şam’da deveye sahip çıkanı dinledikten sonra kararını açıklamış. Sonra toplananlara dönmüş:

-Ey cemaat bu dişi deve kimindir?

Hep birlikte bağırmışlar.

Şam’lının dır!

Küfeli şaşkın şaşkın giden devesinin ardından bakakalırken muaviye küfeliyi yanına çağırmış.

-Ey küfeli dinle’ Sen de ben de biliyoruz ki bu deve senindir ve dişi değil, erkektir. Ama sen küfeye dönünce gördüklerini Ali’ye anlat ve deki:

Ey Ali, Muaviye’nin dişi deveyi erkekten ayırt edemeyen o ne derse evet diyen 10 bin adamı var! “Ayağını denk al” der ve Nursud’a döner  “ bu ülkenin yarısı ben ne diyorsam onu yapacağını  unutmasın,kıralın çevresinin hırsız olduğuna kimseyi inandıramaz .” Paşa Kılıç                 

 

Bunu böyle bilsin  der.  

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500