Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
İSTİŞARE Mİ ?
Prof. Dr. Dursun Kırbaş

İSTİŞARE Mİ ?

DEMOKRASİ Mİ?

AKP başkanı, başbakan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyib Erdoğan istişare ile yeni AKP genel başkanı ve geleceğin başbakanı olarak AKP il başkanları, kadın kolları başkanları, gençlik kolları başkanları, AKP’li milletvekilleri ve partinin organları ile istişare ederek Ahmet Davutoğlu’nu işaret ettiklerini söyledi. Bu durum bütün yazılı ve görsel basında iyi bir şey yapılmış gibi sunuldu. Hatta CHP’de genel başkanlık yarışını da kötü bir şey olarak sundular.

İstişare: Danışmanlık demektir.

“Birine bir konuyu danışmak, görüşünüşü sormak” demektir. Soran kim partinin lideri. Tek seçici Recep Tayyib Erdoğan. Bu sonuç normal olmaktadır. Önce kendi görüşünü çeşitli şekillerde ortaya koyup ne diyorsunuz demek, istişare mi oluyor? Görüşünüzü onaylamayacak bir kişi çıkabilir mi? Çıkamaz. Çıkarsa başına neler gelebileceği yaşanan örneklerden bilinmektedir. Bunun adı istişare değil, tek seçicinin empoze etmesidir. Görüşünü onaylatmasıdır. AKP başkanı, başbakan ve cumhurbaşkanı Recep Tayyib Erdoğan şöyle yapsaydı: Ben cumhurbaşkanı seçildim. Bütün TC.’nin cumhurbaşkanıyım. Herhangi bir partiyle işim olmaz. Başbakan değilim. Buyrun sayın iktidar partisi yetkilileri genel başkanınızı seçiniz. Ben de seçilen genel başkanı başbakan olarak hükümeti kurması için görevlendireceğim, deseydi. Anayasaya ve teamüllere göre böyle yapması gerekirdi. Fakat teamüllere uymayacağını kendisi söylemişti. Yasalara da uymuyor. AKP demokratik bir parti olsaydı, genel başkan adayları, kendi programları ile boy gösterir. Adı geçen genel kongrede en fazla oyu alan kişi genel başkan ve başbakan olurdu. Kendi gücü ile genel başkan ve başbakan olan kişi de, Recep Tayyib Erdoğan’ın emireri olmazdı. Ya da olmayabilirdi. Özal’ın Yıldırım Akbulut’u olmazdı. Sayın Recep Tayyib Erdoğan başbakan olarak atayacağı Sayın A.Davutoğlu’na icraatının ne olacağını söylüyor.

CHP’de neler oluyor. Muharrem İnce kalktı, kendi programı ve hedefleri doğrultusunda genel başkan adayı oldu. Doğru/yanlış kendi içinde bir demokratik işleyiş gündeme geldi. Bunun da kötü bir şey olduğu biçimde bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Oysa sağlıklı olan budur. Beğenmezseniz niçin beğenmediğinizi ortaya koyar, kendi görüşlerinizi partide egemen kılmak için mücadeleye soyunursunuz. Bu mu kötü?

 

Tek adamanın görüşleri doğrultusunda oluşan bir yapı mı daha demokratiktir? AKP’deki gidiş çok tehlikelidir. Demokrasilerde danışma vardır ama demokratik bir yarış da vardır. Yazılı ve görsel medyanızda bu konuları açan bir konuşma ya da yazı yok. İstişare ile genel başkan seçiminin en güzel en doğru yöntem olduğu ifade ediliyor. Şöyle bir şey söyleyerek itiraz edebilirler. Genel kurula sadece öneri yapıldı. Delegeler isterlerse seçmeyebilir. Böyle bir durum olmayacağını herkes biliyordu. Belki genel kurulu demokratik olsun diye göstermek için bir başka genele başkan adayı çıkarılabilirdi. Ama ipotek altındaki bu delegeler başka türlü hareket edebilir mi? Başka aday da çıkarmadılar. Sayın seçilmiş Cumhurbaşkanı Recep Tayyib Erdoğan’ın istediği oldu. En iyi istişareden, demokrasi daha iyidir. Bunu böyle bilmeliyiz. Ülkemize hayırlı olsun.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500