Bu yazı 19 Şubat 2010, Cuma 11:39:31 tarihinde eklendi. 2146 kez okundu.
TÜM HESAPLARI BEN ÖDESEYDİM - Alptekin Ahıshalıoğlu
ONBAŞI’ların Şakir Esen’i tüm Bafra’lılar , hatta tüm Samsun’lularda bilir. Şakir amca tabir yerinde ise JANTİ, ayni zamanda çok yakışıklı ve de çok nüktedan bir büyüğümüzdü, en sıkıntılı anlarda bile iki kelime ile ortalığı yumuşatırdı.
İsterseniz önce biraz tarih sayfalarını karıştıralım; 1919 yılının 10 ağustos günü Bafra’da gemi azıya alan rum çetelerinden biri( çete reisi bakırpınarlı İstavri ve Arisi oğlu Kirako ve ayni köyden Koca Yorgi, Balıklardan Hıristo, gene bakırpınarından Ethos , ormanostan yedi yaralının Totor , Dumansız Yanko , Endik ve darboğazlı Sokradis) Hacı Ömer ağa’nın oğlu İsmail’i fidye için kaçırıyorlar , bu kaçırma olayının ardından diğer rum çetelerle biribirlerine düşüyorlar , diyorlarki ; artık bu kadarıda fazla oluyor ,hangimizin kursağında Hacı Ömer ağa’nın ekmeği yok , kaçıracak , fidye isteyecek başka adam kalmadımı diye söyleniyorlar ama olan olmuş bir kere.
Hacı Ömer ağa Şakir Esen’in babası Onbaşıların Mustafa efendiyi çağırıp, Mustafa al şu fidye parasını, git rum çetecilere ver oğlum İsmail’i al gel diyor. Mustafa Efendi fidye parasını alıp yanına da bir arkadaş alıp çetelerin cirit attığı Nebiyan dağına atını sürüyor, öğleye yakın bir saatte bir rum çetesi önlerine çıkıyor. Mustafa Efendi beni Hacı Ömer ağa gönderdi, oğlu İsmail için istenen fidyeyi getirdim dediğinde, rum çetesinin reisi; İsmail bizde değil ama biz yerini biliyoruz, şu anda arkadaşlar öğle yemeği hazırlıyorlar, hep beraber yemek yedikten sora sizi onların yanına götürürüz diyorlar, bu arada Mustafa efendi ile beraber gelen arkadaşı; la Mustafa bu herifler bizi öldürecek, hadi kaçalım dediğinde Mustafa efendi cevaben; oğlum bu adamlar istese idi bizi yüz defa vururdu, bak bize yemek hazırlıyorlar, sen hiç korkma diyor ama arkadaşı biraz sonra atına atlayıp kaçmaya başlıyor, rum çeteciler önce dur diye bağırıp daha sonra arkasından ateş ediyorlar ama adam kaçıyor. Mustafa bu ne iştir, biz seni tanır ve sana güveniriz ama sen bizi tuzağa düşürmek istedin , bu kaçan arkadaşın bizim yerimizi jandarmaya bildirecektir deyip Mustafa efendiyi esir alıp Hacı Ömer ağa’ya haber gönderip Mustafa efendi için de şu kadar fidye isteriz diyorlar . Hacı Ömer ağa her ikisi için fidye gönderiyor. Bir gece rum çetesi Mustafa Efendi ile Hacı Ömer ağa’nın oğlu İsmail’i Emirefendi (şimdiki garajlar ve adliyenin olduğu mahal)mezarlığına getirip azat ediyorlar.
1979 yılının ekim ayında benim kuyumcu dükkanımı basan silahlı üç soyguncu benim mallarımı gasp edip kaçtılar, birkaç gün sonra da Samsun’da Şakir amca ile eşi Hikmet teyze televizyon izlerken hırsızlar evdeki kasayı battaniyeye sarıp götürüyorlar.
Ben o gün Samsun’da emniyet müdürünün odasına gireceğim sırada Şakir amca ile karşılaştım. Alptekin, yavrum senden başka soyacak adam bulamadılarmı , senin adına çok üzüldüm , geçmiş olsun , canın sağ olsun dediğinde , Şakir amca size de geçmiş olsun ,sizin evdeki kasayı hırsızlar alıp götürmüş , bende bu olaya çok üzüldüm dediğimde , Şakir amca bir coştu ; ulan Allahsız hırsızlar ,bula bula benimi buldunuz lan , yaşlılığımda , emekliliğimde rahat yaşarım diye tahvildir , altındır üç kuruş bir araya getirdim otuz yıllık birikimimi alıp gitti deyyuslar . Ulan ben o paraları biriktirmek için ne fedakârlıklar yaptım, pek çok yerde yiyip içerken sadece kendi hesabımı ödeyip eşi dostu görmezden geldim, böyle olacağını bilseydim tüm hesapları ben öderdim deyip hırsızlara uzun uzun veryansın etti.
Aradan yirmi yıl geçti, bir gün öğleye yakın bir saatte dükkânımın önünden bir cenaze alayı geçiyor, bu kalabalık güruhun içinde pek çok Bafra’lı var, kim öldü acaba diye dükkânın önüne çıktığımda Onbaşıların Kadir amca ile karşılaştım. Kadir amca ölen kim, ben tanırmıyım diye sordum, tabii tanıdık biri kardeşim Şakir diye cevap verdi. Hemen dükkânı kapatıp Şakir amcaya son görevimi yapmak için cenaze alayına katıldım. Hemşehrilerimden ricam bir tanıdık cenaze olduğunda lütfen etrafınızdaki birkaç eşe dosta haber veriniz.
Yeni Yılınız Kutlu Olsun...
| Diğer Alptekin Ahıshalıoğlu Yazıları |
|