Reklamı Geç
Advert
Sele sepet top kandil
Gonca Vural

Sele sepet top kandil

‘Sele sepet top kandil aç kapıyı ben geldim, ayda yılda bir kere şeker yemeğe geldim’.

Bu içerik 789 kez okundu.
Reklam

Ramazan’ın on beşini iple çekip beklediğimiz gece. Çabucak iftar yapılıp ellerimize fenerleri aldığımız gibi tanıdık tanımadık kapı kapı gezip şeker topladığımız gece.Artık eski güzelliği kalmadı ve yok olmak üzere. Nereden kültürümüze yerleşti veya bizim kültürümüz mü? merak ederiz, kulaktan dolma hikayelerle anlatılmış şeylere inanır dururuz.Tam net bilgimiz yok, Alptekin Ahıskalı abimizin yazdığı ‘Ah Bafra Ah’ kitabında nereden kültürümüze yerleştiğini, kesin bilgi olmadığını belirtmiş. Gerçekten de kimse tam net ne olduğunu anlatmıyor. Eski rum hemşehrilerimizden kalma bir gelenek olduğunu söyleyenler var.Her neyse de yaşatılması gereken bir kültür, Ramazana güzellik katan bir gelenek, biraz araştırdım sanırım tüm Karadeniz’de kültürlerin karışmasıyla ortaya çıkan bir şey. Hatta Sinop’tan gelme ve değişime uğramış gelenek diyenler var. Gerçekten de Sinop’taki  ‘Helesa’ denilen gelenekle benzeşen yerleri var.

Sinop’a özgü önemli bir gelenek Ramazan ayında “sellime çıkma” ya da diğer adıyla “helesa”dır.

Helesa geleneğinin ortaya çıkışıyla ilgili söylence ise şöyledir:

“Çok eski devirlerde, gemiler yelken ile çalıştığı zamanlarda Karadeniz’de sığınacak üç liman varmış. Bunlar Temmuz, Ağustos ve Sinop’muş. Yani Karadeniz sadece Temmuz ve Ağustos aylarında fırtınasız olur, diğer zamanlarda da gemiler ancak Sinop limanında barınabilirmiş.

Yine böyle bir kış mevsiminde, bir yelkenli gemi Sinop limanına sığınmış. Haftalarca burada mahsur kalındığından kumanyaları tükenmiş. Açlık baş göstermiş. Dilenmek istemediklerinden kimseden bir şey isteyememişler.

Bir gün kaptanın aklına feneri alıp ev ev dolaşarak mani söyleyip yardım istemek gelmiş. Filikayla şehre çıkıp gece feneri de yakarak ev ev dolaşıp, mani söyleyerek yiyecek toplamışlar.

Bundan sonra Sinop’ta bu olay gelenek haline gelmiş ve her Ramazan ayının 15’inden itibaren helesaya çıkılır, bahşiş toplanır olmuş.”

Ramazan’ın 15’inden itibaren gençler akşamdan hazırladıkları süslü kayıklarla sellime çıkarlar. Kayıklar birkaç kişinin taşıyacağı büyüklüktedir. Son derece güzel süslenirler, fenerlerle, mumlarla ışıklandırılırlar.

Akşamları iftardan sonra gençler bu süsledikleri kayığı omuzlarında taşıyarak bir mahalleye gelirler. Kayığı her ev tarafından görülecek bir yere koyarlar ve evlerin kapılarına gidip helesanın bir bölümünü söyleyerek bahşiş isterler. Bahşişler bir mendile sarılarak ve düştüğü yer görülsün diye mendilin ucu yakılarak helesacılara atılır.

Helesa, etimolojik olarak antik Yunancadaki deniz kelimesinden gelmektedir. Bugün Karadeniz’de varolan birçok kültür içerisinde hem birlikte çalışmayı hem de paylaşmayı yüksek sesle dile getirmek için kullanılan bir nidadır..

 

RAMAZAN BAYRAMINIZI EN İÇTEN DİLEKLERİMLE KUTLARIM.

CESARETİNİZ VARSA...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Şehre ruh kazandırıyoruz
Şehre ruh kazandırıyoruz
OMÜ TÜRKÇE Başarısını Rektör Bilgiç'le Paylaştı
OMÜ TÜRKÇE Başarısını Rektör Bilgiç'le Paylaştı
Bursa Escort - Mersin Escort