Diplomalı anne babalar
GENÇ İŞADAMLARI ANITKABİR’DE
ZİHNİ ŞAHİN “BAFRA DEĞİŞİM VE GELİŞİM YAŞIYOR”
93. Yılı Coşkuyla Kutladırlar
Bu yazı 26 Şubat 2010, Cuma 18:30:58 tarihinde eklendi. 4459 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İki Güzel Tesadüf - Alptekin Ahıshalıoğlu

Yaşamımızda bazen öyle ilginç şeyler olur ki bunu sözle ve de yazıyla anlatabilmek zor olur.
İki Güzel Tesadüf

 

2009 yılının temmuz ayının 20'nci günü işyerimde bir arkadaşımla sohbet ederken  ayaklarında şort ve ellerinde alışveriş poşetleri ile iki delikanlının vitrinime baktığını gördüm. Acaba alıcı mıdır diye delikanlılara dikkatlice baktım , gençlerin yüz hatları bana tanıdık geldi ve kalkıp yanlarına gittim , siz Oset misiniz sorumada cevap veremediler ama bu arada gençlerden birinin boynunda bir isimlik olduğunu gördüm  işaretle düzeltmesini istediğimde az kalsın küçük dilimi yutacaktım , delikanlının boynunda asılı olan kartta  "Osetya Muhtar  Cumhuriyeti" yazısını okuduğumda  afalladım , şaşırdım zira eskilerin deyimiyle  resmen kan  çekmişti, bendeniz bu yazıyı okuduğumda ne kadar şaşkın ve bir o kadar da mutlu olduğumu  anlatamam, delikanlıların ellerinden tutup dükkanın içerisine onları adeta sürükledim ve kendilerine İngilizce biliyor musunuz diye sorduğumda hayır cevabını verdiler, tabii ki buyurun oturun dememe rağmen  beni anlamadılar, o anda bildiğim birkaç kelime ile kendilerine Oset diliyle oturun dediğimde bu delikanlıların benim boynuma sarılmaları unutulacak bir manzara değildi, ben kendilerine filan ailenin torunu, falan ailenin damatları olduğumu  anlatırken gençlerden biri kapının önüne çıkıp birilerine seslendi ve akabinde 5 - 6 kişilik bir gurup dükkanıma girdiler, içlerinden biri merhaba deyince bu hanım kızın onların tercümanlığını yaptığını öğrendim. Bu gençler 2008 yılında Samsun'a Osetya'nın başşehri Viladikafkastan gelen ve o yıl devlet halk dansları yarışmasında birinci olan ve 2009 yılında onur konuğu olarak davet edilen  gurubun mensupları imişler . O akşam çocuklarımla birlikte  bu dans gurubunu zevkle izledikten sonra  gündüz tanıştığım tercüman hanım kızımızı aradım, birkaç dakika sonra bu tercüman hanım yanımıza geldi , kendisine bir zarf içinde kafkasyadan gelen resimlerle birlikte kendi kartvizitimi verdim ve bu resimleri gelen ekip sorumlusuna vermesini  , hatta mümkün olursa bu ekibin yöneticileri ile görüşmek istediğimi söyleyince  tercüman olan kızımız " Ben size yöneticileri yarın işyerinize getiririm " dedi  . Ertesi gün öğe saatlerinde tercüman kızımız dükkana girip ekibi getirdim dediğinde  şoke oldum zira  60 - 70 kişilik ekibi otobüsle benim dükkanımın  önüne getirmişti  , benim küçücük dükkanıma bu kadar kişiyi sığdırmam mümkün olamayacağı için  tercüman kızımıza  "Sen ekibi al ve  DSİ 'nin karşındaki Gazi park'a  git  , bende hemen geliyorum dedim ve yanıma bazı materyaller alıp birkaç dakika sonra  bende Gazi parka geldim , upuzun bir masa düzeni yapılmış ve masanın baş tarafı bana ayrılmıştı. Tercüman kızımızın vasıtası ile  çok hoş bir sohbet toplantısı yaptık, bana bazı hediyeler verdiler, gurup olarak hatıra fotoğrafları çektik  bende kendilerine  Osetya ilgili Türkçe kitaplar ve  kendi yazdığım Bafra Ah Bafra  isimli kitabımı Viladikafkas Milli Kütüphanesi ve daha önceki yılarda Putin'in Samsun'a geldiğinde tanıştığım Ankara'daki Rus Büyük Elçiliği'nin müsteşarı dostuma  imzaladığım  kitaplarımı iletmeleri için kendilerine verdim. İlk fırsatta  eşimle birlikte  Kafkasya  seyahati yapmayı planlıyoruz.

 

Gelelim ikinci  güzel olayımıza;  20  Ekim  2009  günü cep telefonum çaldığında 1924 yılında Yunanistan'a mübadele ile giden  Bafralı bir ailenin oğlu olan ve şu anda pek çok Bafralı hemşerimizin tanıyıp sevdiği   Theodor Pavlidis'in ismini okudum, telefonu açtım  karşılıklı hal hatır faslından sonra "Alptekin dünya ne kadar küçük aziz  dostum , şu anda  yanımda biri var  ve şimdi seni onunla görüştüreceğim  ve sen de şaşıracaksın" dedi ve siz konuşun dedi, ben alo dediğimde  karşıdan "Alptekin ağbi" diyen sesi duyduğumda, vay Engin Bakan  sensin ha, bu ne iştir dediğimde  bana durumu kısaca özetledi, daha detaylı teferruatıda birkaç gün sonra  Samsun'da anlattı .  Samsun!dan birkaç kişilik  arkadaş gurubu gemi ile birkaç günlük Yunan adaları seyahatine çıkıyorlar ve gemi o gün Selanik'e geliyor  Engin Bakan ve bir arkadaşı eşleri ile birlikte gemiden inip önce Atatürk'ün müze evini daha sonra şehri  gezmeyi planlıyorlar  ve bu arada kendi aralarında yolda  taksi nasıl buluruz diye konuşurlarken  tesadüfen yanlarından geçen  Theodor onların konuşmalarını duyunca  "Sizler Türk'müsünüz diye sorunca  evet Türküz cevabını veriyorlar , nereden geliyorsunuz diye sorduðunda, Samsun'dan geliyoruz dediklerinde Theodor   "Aman ne güzel bir tesadüf  benim ailem Samsun'dan Selaniğe mübadelede gelmiş, sizler benim hemşrilerimsiniz, yanlış duymadı isem Atatürk'ün evini görmek istiyordunuz, hiç taksi filan aramayın benim arabam hemen şuracıkta, haydi gelin ben sizleri götüreyim dediğinde Engin ve arkadaşı "Size zahmet vermeyelim, biz bir taksi ile gideriz " dediklerinde  hayır sizleri ben götüreceğim deyip kendilerini arabasına alıyor, yol boyu sohbet ederlerken aşağı yukarı her yıl Samsun'a geldiğini, ramazandan 4 -5 gün önce gene Samsun'da olduðunu, pek çok tanıdığı ve dostunu ziyaret ettiğni ve Bafralı olduğunu söylediğinde  Engin Bakan'ın  "Peki  Bafra'lı Alptekin ağabeyi tanır mısın "Soruna  Alptekin Ahıshalıoğlu'ndan mı söz ediyorsun  ve sen Alptekin'i nereden tanıyorsun karşı sorusuna Engin Bakan "Alptekin ağabeyle biz 15 yıl  dükkan komşuluğu  yaptık" diye cevap veriyor. Theodor ise  Alptekin benim çok iyi dostumdur, hatta yazdığı Bafra Ah Bafra kitabında benim resmim bile vardır dedikten sonra bana telefon açıyor. Theodor o gün bizim Samsunlu arkadaşlarımızı  Atatürk'ün evine götürüyor ama o gün  müze ev ziyarete kapalıdır, Theodor gidip yetkililerle görüşüp ricada bulunup müze evi açtırıp bizim arkadaşlara müzeyi gezdiriyor. Ne dersiniz, dünya pek  de büyük değilmiş sözü böylece doğrulanmış olmuyor mu? Anlattığım bu iki güzel tesadüf  bana ne büyük keyif verdi anlatamam dostlar. 
      Tekrar buluşabilmek dileğiyle  tüm Bafralı hemşerilerime kucak dolusu sevgiler sunuyorum.

Yazdır Paylaş
Diğer Alptekin Ahıshalıoğlu Yazıları
BAFRA'MIZIN EN BÜYÜK SORUNU NEDİR
SU
YOL
OTO PARK
İŞSİZLİK
KALDIRIM İŞGALİ
ÇEVRE DÜZENLEMESİ
GaziSOFT Php Profesyonel Haber Yazılımı