Okullarýn müfredat programlarý yanýnda, eðitimi zenginleþtirmeye yönelik yazýlý olmayan müfredatlarý vardýr.
Bunlardan biri de mesleklerinde baþarýlý olmuþ, önemli görevler üstlenmiþ kiþileri okula davet edip öðrencilere alanlarý ile ilgili birer konuþma yapmalarýný saðlamaktýr. Bu konuþmalarýn konusu aslýnda derslerde iþlenen konularla ilgilidir.
Büyük þehirlerimizde, okullarda sýk sýk bu tip söyleþiler olur. Öðrencilerin de görüþleri alýnarak, istedikleri ünlü sanatçýlar, sporcular, politikacýlar ve iþ adamlarý okula davet edilerek öðrencilere birer konuþma yaparlar.
Bu þekildeki, yazýlý olmayan müfredat eðitimde faydalý bir yöntemdir.
7 Mart 2011 günü “politika “ konusunda okulun (dört þubeden oluþan toplam 88 öðrencisi olan) 5. Sýnýf öðrencilerine bir konuþma yapmam için Ýhsan Doðramacý Bilkent Özel Ýlköðretim okulundan bir davet aldým. Eski bir politikacý olarak öðrencilere bir konuþma yapmam isteniyordu. Bu konuþmanýn torunum Melisa Bostancýoðlu’nun ve sýnýf arkadaþlarýnýn da dinleyecek olmasý beni çok heyecanlandýrdý. Daveti bu heyecanla kabul edip konuþmayý kabul ettim.
Konuþmama Küçük Hanýmlar, Küçük Beyler, diyerek baþladým ve özetle þunlarý anlattým:
(Ýnanýyorum ki çoðunuz, size küçük hanýmlar, küçük beyler þeklinde hitap edilmesini ilk defa duyuyorsunuz. Sizin yaþýnýzdakilere çocuklar deyip geçerler. Oysa ki, ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk konuþmalarýnda sizlere “küçük hanýmlar, küçük beyler” diyerek seslenirdi. Benim için de sizler, küçük hanýmlar ve küçük beylersiniz.
Hangi yaþta ve sýnýfta olursanýz olun, sizleri geleceðin büyükleri olarak görüyor, bu anlayýþla eðitilmeniz, yetiþtirilmeniz gerektiðine inanýyorum, hepinizi sevgi ile selamlýyorum.
Konumuz Politika.
Politika insan ve insanlarýn yönetimi ile ilgili bir kavramdýr. Bu nedenle söze insan ile baþlayalým.
Biliyoruz ki, insanlar sosyal bir çevrede dünyaya gelirler. Bu çevre ailedir. Aile anne, baba ve çocuklardan ile anneanneler, babaanneler, dedeler, teyzeler, halalar, dayýlar, amcalar ve onlarýn çocuklarý geniþ anlamda aileyi oluþtururlar.
Aileyi kim yönetiyor? Anne ve baba deðil mi? Okulumuzun yöneticisi kim? Müdür ve yardýmcýlarý.
Mahallemizin yöneticisi kim, Muhtar. Belediyelerimizi Belediye Baþkanlarý, Ýlçelerimizi kaymakamlar, illerimizi Valiler yönetiyor.
Peki… devleti kim veya kimler yönetecek ?
Bu sorunun cevabý POLÝTÝKACI’lardýr.
Çeþitli þekillerde tanýmlansa da Devlet Ýþlerini düzenleme ve yürütme sanatýna POLÝTÝKA, Devlet iþlerini düzenleme ve yürütmeye kýsaca devletin yönetimine talip olan, devletin yönetilmesinde görev almak isteyen insanlara da politikacý denir.
Çaðýmýzda Devlet, Yasama (TBMM), yürütme (Bakanlar Kurulu) ve Yargý dediðimiz üç ana organdan oluþur.
Yasama Organý (TBMM) kanunlarý yapacak, Yürütme (Bakanlýklar Kurulu) kanunlarý yürütecek, Yargý da bu ikisini denetleyecektir.
Devletin yönetimi ile ilgili politikalarý belirleyip ona göre TBMM’de kanunlarý yapacak ve Baþbakanýn baþkanlýðýnda Bakanlardan oluþan Bakanlar Kurulu dediðimiz kurul hayata geçirecektir.. Ýþte bu iki organda görev yapacak olanlar politikacýlardýr.
Kurtuluþ savaþýmýzda ordunun Baþkomutan olarak görev yapan önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaþlarý birer askerdi. Savaþýn kazanýlmasýndan sonra üniformalarýný çýkararak, seçimlere katýlýp politikacý olarak devlet yönetiminde görev aldýlar.
Onlar genç Türkiye Cumhuriyetinin ilk politikacýlarýdýrlar. Devletin kuruluþunu, ilkelerini ve iþleyiþini planlayýp kanunlarý yaptýlar.
.
POLÝTÝKACI NASIL OLMALIDIR
Dinleyicilerimin sýkýlmamasý için karþýlýklý soru ve cevaplarla süren konuþmanýn sonunda; devletimizi yönetmek için politikacýlarý (millet vekillerini) halk seçer. 12 haziran 2011 tarihinde ülkemiz milletvekillerini bir defa daha seçecek Sizce politikacýlarýmýz (milletvekillerimiz) nasýl olmalýdýr sorusunu sordum.
Aldýðým cevaplar aynen þöyle :
Anne ve babalarýmýzýn seçeceði politikacýlar,
Bilgili, Birikimli, Deneyimli, Dürüst ve Güvenilir olmalýdýr.
Atatürk ilkelerine ve cumhuriyete gönülden baðlý olmalýdýr.
Zeki olmalýdýr amma zekadan daha çok dürüst olmak önemlidir.
Politikacý lider olmalýdýr. Örnek olmalýdýr.
Politikacý güzel söz söylemesini bilen deðil, söylediðini yapan ve yapabileceðini söyleyen kiþi olmalýdýr.
Yaptýklarýnýn ve yapmadýklarýnýn hesabýný verebilen kiþiler olmalýdýr.
********
Bir çeþit ders vermek için gittiðim ilköðretim okulundan 12 Haziran 2011 Milletvekili Genel Seçimlerinden önce halkýmýza ders verecek nitelikte öðrencilerle karþýlaþtým. Þimdiki çocuklar harika.
Anneler babalar oy kullanmadan önce “küçük hanýmlar ve küçük beyler’i dinleyiniz. Geleceðin büyükleri yolunuzu aydýnlatsýn.