KIŞ ORTASINDA GÜNEY AFRİKADA BİR YAZ GÜNÜ

Gene temsilcisi olduğumuz bir firmanın bu seneki VIP toplantı programını ilk gördüğümde irkilmedim desem yalan olur.

KIŞ ORTASINDA GÜNEY AFRİKADA BİR YAZ GÜNÜ
KIŞ ORTASINDA GÜNEY AFRİKADA BİR YAZ GÜNÜ

Hatta berber çalıştığımız sevgili kardeşim Ömer “Abi buraya da gitmezsin herhalde, tehlikeli bile olabilir” demesine rağmen bir süre sonra firmanın tepe yetkililerini ısrarlarına da dayanamıyarak gitmeye karar verdim ve hatta eşimi bile beraber gitmeye razı ettim. Ama sonunda çok memnun kaldığımı itiraf etmeliyim. Birinci nedeni kendim istesem hiçbir zaman böyle bir yere gitmeyi düşünmezdim, zaman kaybı olarak düşünebilirdim. Halbuki bizim için yepyeni bir coğrafya, yepyeni bir yaşam yöresi, alışkanlıkları, standartları, mevsim değişikleri, bizde Ağustos sıcaklarını oralarda Ocak ayında yaşamak, tamamen farklı bir duygu. İkincisi ise kendimi emekliye ayırsam ve bir dünya turu yapmayı düşünsem bile öyle bir yöreye gitmeyi hiç düşünmem, zira giderken uçuş ve havaalanlarında beklemek dahil 24 saatlik yorucu bir yolculuktan sonra ilgi adaya ulaştık.

 

 

Istanbul-Dubai 4 saat uçuş, Dubai-Maritius Adası 6,5 saat okyanusun ortasında ve oradan da Le Reunion adası 1 saat, ancak gideceğimiz yerde Siklon olması nedeniyle uçağımızın iptal olması bizim Maritius havaalanında 3 saat mahsur kalmamıza sebep oldu ve akşam üstüne doğru gideceğimiz adaya varabildik.

 

Le Reunion Adası  Amerikan Koloni savaşında İngiliz Kraliyet donanmasının yenilgisinden hemen sonra fethedilen ve bir İngiliz kolonisi haline getirilen bir adadır. Ancak İngiliz donanmasının tekrar bir araya gelişini ve yeni bir dönem başlangıcını simgeleyen 'Reunion' adı verilmiştir. 1. Dünya Savaşı sırasında ada bir dizi anlaşma sayesinde İngilizlerin Süveyş Kanalını almasına karşılık bölgedeki güvenliğini korumak isteyen Fransızlara verilmiştir. O zamandan sonra da adı 'Reignon' olarak değiştirilmiştir. Şu an halen Fransanın himayesi altındadır.

  

Réunion'da iki volkanik dağ yer alır.Bunlardan birisi Piton des Neigés(3069 m.=10069 ft.),diğeri ise Piton dé lâ Fournaisê'dir.Bu dağ dünyanın en aktif volkanlarından birisidir ve bu dağa en yakın yerleşim birimi Cap Blanc isimli küçük vilayettir.Piton des Neigés'e en yakın yerleşim birimi ise Casabona'dır,hatta neredeyse dağ şehirle bütünleşmiştir.Başkenti Saint-Denis'dir.Başkentin nüfusu yaklaşık 160000'dir.Réunion'un komşuları şu ükelerdir:

İşte bu noktada ilginç bir anımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Adada ikinci günümüzdü ve programda Helikopter gezisi vardı. Dediler ki adanın üstünde şöyle bir tur atacağız. Nasıl yani dedim, ve dünyanın en aktif volkanlarından biri olan Piton des Neiges üzerinden uçacağız ve aktif olan lavları görebileceksiniz. Düşünebiliyormusunuz hayatında volkanı, patlamalarını, küllerini, akan lavlarını filmlerden ve haberlerden izlemiş birisi olarak, şimdi üstünde uçacağımızı söylüyorlar. Evet 3 adet gelen helikopterlere beşer kişilik gruplar halinde bindik ve 2 saate yakın ada üzerinde, volkanların üzerinde uçtuk. İşte o da değdi, o kadar muhteşem manzaraki, inanılmaz. Bulutlar arasından dağları aşarken, vadileri geçerken ki yaşanan güzellikleri hayatım boyunca unutamam. Ama bütün bu güzelliklere rağmen ilk defa helikopterle uçmak güzel olduğu kadarda çok heyecan verici idi. Korkmadım desem yalan olur. Yükseklerde fark edilmiyor ancak yere yakın geçişlerde, sanki yer altından kayıyormuş gibi oluyordu. Bildiğim ne kadar dua varsa hepsini okuyarak geziyi tamamladık.  

·      Tam Adı: Réunion (okunuşu: Reünyon)

·      Yüzölçümü: 2512 km2 

·      Başkenti: Saint-Denis

·      Para Birimi: Avro

·      Dili: Fransızca (Resmi) ve Creole

·      Nüfusu: 743.981 kişi (2002 tahmini)

·      Ortalama Ömür: 73,18 yıl (2002 tahmini)

·      Okur Yazarlık Oranı: % 79 (1982 tahmini)

·      Kişi Başına Düşen Milli Gelir: 4.800 $ (2001 tahmini)

Adada ingilce bilen yok denecek kadar az, genişletilmiş Shengen vizesi ile gidilebiliyor ve mutlaka Fransız Konsoslosluğundan alınması gerekiyor. Fransızlar bağnazlıklarını burada da göstermişler ve hiçbir yerde ingilizce tabela bile yok.

Dördüncü gün sabahı toplantılarımızı tamamlamış olarak bir saatlik uçak yolculuğundan sonra Maritius adasına geçtik. Burası Ingiliz kolonisi bir ada, Mauritius ya da resmî adıyla Mauritius Cumhuriyeti Hint Okyanusu'nun güneybatı kısmında yer alan ada ülkesi. Madagaskar'ın 900 km kadar doğusunda ve Hindistan'ın 3.943 km güneybatısındadır. Yüzölçümü 2.040 km² olup, nüfus 1.230.602 'dir (2005).

Adaya 16. yüzyılın başlarında ilk olarak Portekizliler adım atmıştır. 18. yüzyılda ise, Fransızlar tarafından işgal edilmiştir. Şimdilerde İngilizlerin hakimiyeti altındadır.

Bizi otele götüren taksi şoförü ; eğitimin ve sağlık hizmetlerinin ücretsiz olduğu adada, çocukları okula götüren servisleri bile devletin temin ettiğini söyledi, ayrıca çocuklara okulda yemekler de ücretsiz. En az iki dil konuşan ada halkı son derece saygılı ve kültürlü. Adanın en önemli gelir kaynağı Şeker kamışı, heryer şeker kamışı tarlaları ve işleyen tesislerle dolu. 

1. 
Resim: Madagaskar Adasının 200 Mil doğusundaki Le Reunion ve bu adanın 150 Mil kuzey doğusunda ki Maritius (Marişuz okunur)

 

Mercan rezistleri üzerinde olağanüstü saydamlıkta deniz ışıl ışıl parlamaktadır. Su seviyesi fazla derin olmayan bir havuzu andırmaktadır. Kilometrelerce ötede okyanusu görmek ve derinliğini hissetmemek mümkün değildir. Reunion'da derinlik uçurum gibi görünürken köpek balıkları da cirit atmaktadır. O'ranın çok az bir bölgesinde yüzülebilirken Maritius'da böyle bir tehlike yok.

En ilginç olanı ise akşam saatleri yaklaşırken, plajlardan el ayak sesleri çekilirken deniz zemininde bir takım kıpırdanmalar oluyor ve zemindeki bembeyaz kumlar üzerinde çeşitli ebatlarda deniz yıldızları silüetleri görülüyor olması. Bir süre sonra tamamen zemine çıkarak kendilerini gösteriyorlar. Elinize alarak daha yakından inceleme fırsatı bulabilirsiniz.

2.Resim : Faaliyette olan volkanın patlaması ve lavların denize ulaşmasının görüntüsü

 

Aynı günün akşamında yemeğimizi yiyip, saat 23:30'daki dönüş yolculuğumuz için havaalanının yolunu tutuğumuzda eşimle iyiki gelmişiz demekten kendimizi alamıyoruz. Şimdi çok daha iyi anlıyorum ki “Çok okuyan değil, çok gezen bilir.” Ingiltere'de bulunduğum dönemde , eğitimini tamamlayan çocukların bir çoğunun hayata atılmadan önce erkek veya kız arkadaşı ile mutlaka bir-kaç yıl süren bir dünya turu yapar ve ülkesine geri dönerek hayata başlaması hep tuhafıma gitmiştir. Ama ne kadar önemli olduğunu bu seyahatlarda daha iyi anlyorum. Hayat felsefesi, yaşam standartı, vizyon, misyon hep böyle elde ediliyormuş.

Bir sonraki seyahatte buluşmak umuduyla,.... 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500