KENDİNE GÜVENEN BİR FERT OLMAK

Bu yazıyı 22.Ocak. 2011 tarihinde 12000 metrede LONDRA-İSTANBUL dönüşünde uçakta yazıyorum.

KENDİNE GÜVENEN BİR FERT OLMAK
KENDİNE GÜVENEN BİR FERT OLMAK

Biraz önce Financial Times haftasonu dergisinde Gillian TETT tarafından kaleme alınmış ÇİNLİLER hakında okuduğum bir yazı dolayısiyle kaleme alıyorum. Sn. Gillian TETT demiş ki “ Columbia ve Harvard Üniversitelerine gelen çinli öğrenciler sadece iyi ingilizce konuşmak için değil, ayrıca artan bir şekilde kendine güvenen, iddialı bir fert olmak için geliyorlar.” Bu beni çok düşündürdü ve yıllarca geriye götürdü.

 

Biliyormusunuz acaba? Bu gün ÇİN'den yurt dışında okuyan öğrenci sayısı ne kadar? Eminim hiç birinizin haberi yoktur. Tam 79 Milyon, yani bizim ülke nufusumuzdan fazla, Gillian diyor ki “Geçen yıldan bu güne Amerika'da okuyan Çin öğrenci sayısı %30 arttı ve rakam 128,000'e ulaştı. Dolayısiyle Amerika'ya gelen Çinliler sadece çok iyi ingilizce konuşmaktan öte kendine güvenen, iddialı bir fert olmaya başladılar.

 

İşte bütün mesele bu arkadaşlar, ÇİN neden bu patlamayı yaptı işte sebebi bu, neden gittiğimiz her ülkede mutlaka çinli ve japon şirketlere rastlıyoruz.  Ayrıca içinizden “öyle ama “Çok kötü kalitesiz ve taklit ürün yapıyorlar” diyebilirsiniz ancak bunun sebebini başka platformlarda aramamız lazım. Bunun için mutlaka bir kez Çin'e seyahat etmeniz gerekir ama önemli değil ben sizle tecrübelerimi paylaşacağım. Ben 3-4 kez Çin'e gittim. Hongkong'a oradan karayoluyla 2 saatlik mesafedeki Shenzhen'e. Hongkong sınırından çıkıyorsun, 50 m sonra ÇİN sınırından giriş yapıyorsun. Buralar bizim Anadolu tabir ettiğimiz bölgeler. İstanbul ve anadolu nasıl farklı ise, SHANGAI, PEKIN'de o kadar farklı. Shenzhen 30 yıl önce bir balıkçı kasabası imiş, şimdi ise oradaki gökdelenlerin toplamı Turkiye'de yok. Bir sanayi şehrine dönüşmüş. Çalıştığım firmalar vasıtasiyle daha içerilere, kasabalara kadar gittim, ne gördüm biliyor musunuz? Kahvelerde uyuyan erkekler, (Çin'de daha çok kadınlar, kızlar çalışıyor erkekler kahve köşelerinde vakit geçiriyorlar.) köşe başlarında köpek eti satan lokantalar, (Hani bizim camekanda kelle, bacak vardır ya, aynı tip camekanlar da köpeğin ta kendisi, kafasıyle birlıkte çevriliyor). Televizyon konusu için gittiğim Çin'de birkaç fabrika gezdim, baktım konveyörler etrafında montaj yapanların çoğunluğu genç kızlar, erkekler kah mühendis veya tekniker olarak etraflarında amir pozisyonunda dolaşıyorlar. Ama en çok dikkatimi çeken ise tezgah üzerinde yapılan montaj işleminde 5 tane vida sıkmak için 5 kız görev yapıyor. Düşündüm neden bukadar adam çalışıyor diye, neyapsınlar 1.34 Milyar nüfus nasıl bakılır. Ama burada Çin'i anlatmak istemiyorum, burada vermek istediğim mesaj başka.

 

Sene 1977 İngiltere'de Lisans Üstü eğitimim esnasında Malezyalı bir sınıf arkadaşım vardı. Ülkemizin nüfusu o dönemlerde 44 Milyon ve buna karşılık Malezyanın ise 15 Milyondu. O dönemde Malezyadan yurt dışında okuyan öğrenci sayısı 279 Bin, bizden okuyan öğrenci sayısı ise 2 Bin. Bizde bu öğrecilerin çoğu ülkemizdeki anarşik olaylardan dolayı kaçan veya maddi durumu iyi olan ailelerin çocukları, başarı %1, Buna karşılık Malezya hükümeti yurt dışına gönderdiği öğrenciler için devlet memuru gibi ülkesinde hesabına para yatırıldığı gibi yurt dışındaki eğitim masrafları da ayrıca karşılanıyordu. Tek istekleri vardı, öğrenimini tamamlayan her öğrenci yurduna geri dönecek ve ülkesi için çalışacaktı. Yani 35 yıl önce bir yurt dışı eğitim politikası benimseyen bir Malezya'dan biz yıllardır her türlü teknik malzeme ithalatı yapıyoruz. Sadece orası mı, Kore, Tayvan, Çin ve Tayland gibi ülkeler, yani tüm doğu asya ülkeleri, iş potasiyeli itibariyle ülkemizin kat kat üstünde ticari hacme sahipler. UMARIM BİR GÜN BU ÜLKENİN DE CEVHER GİBİ ÇOCUKLARI YURT DIŞINDA  ÜST DÜZEY EĞİTİMLERİNİ KOLAYLIKLA TAMAMLAR ÜLKELERİNE GERİ DÖNERLER, TABİ ONLARI TATMİN EDECEK İSTİHDAM VEYA TEŞVİKLER YARATILIRSA!.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500