Reklamı Geç
Advert

NASLARA GÖRE HAREKET ETMEK

Prof. Dr. Türk: “Serbest piyasa ekonomisinde her mal veya hizmetin bir bedeli olduğu gibi faiz de, başkasına ait parayı kullanmanın bedelidir. Çağdaş bir ekonominin, finans sisteminin, bankacılığın faizsiz işlemesi düşünülemez.

NASLARA GÖRE HAREKET ETMEK
NASLARA GÖRE HAREKET ETMEK Admin

Çağdaş bir ekonomi naslarla yönetilemez.  Bu nedenlerle faiz karşıtlığının bir anlamı yoktur. Aşırı faiz almak şeklindeki tefecilik ise, zaten Türk Ceza Kanunu’nun 241. maddesine göre cezalandırılması gereken bir suçtur.”

 

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün (19 Aralık 2021) İlim Yayma Vakfı’nca Dolmabahçe Sarayı’nda düzenlenen 2021 İlim Yayma Ödülleri Töreninde yaptığı konuşmada söylediği “Neymiş efendim? Faizleri düşürüyormuşuz. Benden başka bir şey beklemeyin. Bir Müslüman olarak naslar neyi gerektiriyorsa onu yapmaya devam edeceğim. Hüküm bu.” sözleri ile ilgili olarak eski Devlet, Millî Savunma ve Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, yazılı  bir değerlendirme yaptı:

“Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu görevine ‘Müslüman’ kimliğiyle değil, Anayasa’nın 101. maddesine göre ‘kırk yaşını doldurmuş, yükseköğrenim yapmış, milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından’ seçilmiştir. Görevine başlarken Anayasa’nın 103. maddesinde yazılı olduğu gibi ‘Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılâplarına ve lâik Cumhuriyet ilkesine bağlı’ kalacağına andiçmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasa’nın 2. maddesinde sıralanan, 4. maddesi uyarınca değiştirilemeyen, değiştirilmesi teklif edilemeyen niteliklerinden biri olan lâiklik,  devlet ve toplum düzeninin Tanrı buyruğu oldukları için değişmez nitelikteki din kurallarına değil, bilimin rehberliğinde toplumun gereksinmelerine ve çağın koşullarına  göre insanlar tarafından konulan, zaman içinde değişen koşullara ve yeni gereksinmelere  göre yine insanlar tarafından değiştirilebilen kurallara dayanmasıdır.

Naslar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kullandığı anlamıyla dinî yasaklardır. Kur’an-ı Kerim’de –Türkçe çeviri farklarıyla– faizi ya da  riba’yı yasaklayan ayetler vardır. Örneğin Bakara Suresinin 275. ayetine göre ‘… Allah, alım-satımı helâl, faizi (ribayı) haram kılmıştır.’ Riba, aşırı faiz demektir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ayetlerdeki yasaklara dayanarak  faizi düşürmek istiyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın aylık rutin işlemleri hâline gelen faiz indirimleri, Cumhurbaşkanının bu konudaki görüşlerinin uygulanması niteliğini kazandı. O’nun görüşlerine uymayan Merkez Bankası başkanları görevlerinden alınıyor.

Anayasa’nın 24. maddesinin son fıkrasında lâikliğin dolaylı bir tanımı niteliğindeki şu hüküm yer alıyor: ‘Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasî veya hukukî  temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasî veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.’  

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bağlılık andı içtiği Anayasa’da yer alan bu hükmü, her işte olduğu gibi Merkez Bankası’na uygulattığı faiz politikası bakımından da göz önünde bulundurmasında yarar vardır. Serbest piyasa ekonomisinde her mal veya hizmetin bir bedeli olduğu gibi faiz de, başkasına ait parayı kullanmanın bedelidir. Çağdaş bir ekonominin, finans sisteminin, bankacılığın faizsiz işlemesi düşünülemez. Katılım bankalarının ödedikleri katılım payları da faizin başka bir adla  anılmasından başka bir şey değildir. Çağdaş bir ekonomi naslarla yönetilemez.  Bu nedenlerle faiz karşıtlığının bir anlamı yoktur. Aşırı faiz almak şeklindeki tefecilik ise, zaten Türk Ceza Kanunu’nun 241. maddesine göre cezalandırılması gereken bir suçtur.”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500